GDO sanıldığı gibi öcü mü? Gıda Mühendisi Zeynep Talo Yazdı!…

GDO tartışmaları devam ediyor; İyi bir şey mi? Kötü bir şey mi?
Gıda Mühendisi Zeynep Talo konu hakkında iki makaleyi bizlerle paylaştı.
Anlaşılan bu yeni ve gelişmekte olan bir teknoloji, dolayısıyla biraz ÖCÜ…
Biraz temkinli davranmakta fayda var; sonuçta konu hakkında araştırma yeteneğine sahip bilim adamlarının hepsi de iyi niyetli olmayabilir…

GDO’LU ÜRÜNLER HAKKINDAKİ KAMUOYU GÖRÜŞÜ, TEZGAHLARDAKİ BENZER TEKNOLOJİLERİ ETKİLEYEBİLİR

Eğer bir kişi genetik modifiye ürünlere karşı şüpheci ise, nanoteknolojiye karşı da temkinli olma ihtimali vardır.
Missouri Üniversitesi araştırmacıları, kişilerin genetik modifiye ürünler ile ilgili algılarının, nanoteknoloji gıdalarının etiketlerinde gerekli bilgilendirme ile ilgili kararlarını etkileyeceğini bulmuşlardır. Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar, belli bir amacı sağlamak üzere genetik olarak modifiye edilmiş gıda ve organizmalardır. Örneğin bir domates, haşerelere karşı dayanıklılığını arttırmak üzere değiştirilebilir. Nanoteknoloji, bir T-shirt’ün liflerini güneş ışığına daha dayanaklı hale getirme yada bir golf sopasının topa daha sert vurabilmesi gibi; materyallerin fonksiyonlarını yerine getirebilmeleri için atom ve moleküllerinde nano ölçüde değişiklik yapılmasını içerir.

Missouri Üniversitesi gazetecilik bölümü profesörlerinden Heather Akin “İnsanların tüm bilimsel gelişmeleri takip edecek vakit ve kaynaklarının olmamasına bağlı olarak, yeni teknolojiler ile ilgili karar verirken geçmiş tecrübe ve kararlarına güvenirler.” demektedir. “Örneğin, kişiler kendileri ve çevre için risk oluşturduğuna inandıkları, GDO’lu ürünlerin etiketlenmesi ile ilgili tercihlerini ortaya koymuşlardır. Buna bağlı olarak biz insanların GMO ile ilgili tercihlerinin nanoteknoloji konusuna bakış açılarını etkileyecek mi bilmek istiyoruz.”
Son zamanlarda U.S. marketlerde yer alan 1800’den fazla nanoteknoloji ile üretilmiş ürünü etiketle belirtmeye ihtiyaç duymamıştır. Çünkü kamuoyu henüz nanoteknolojiden haberdar değildir, insanlar nanoteknolojiyi diğer bir komplex yapı olan GDO’lu ürünlerle ilişkilendirebilirler.



Akin, yaklaşık 300 kişi üzerinde GDO, nanoteknoknoloji ürünleri ve bunların etiketlenmesi ile alakalı anket düzenlemiştir. GDO ‘ın faydasına inanan kişiler nanoteknoloji ile üretilmiş ürünlerin etiketlenmesini çok desteklemezken, nanoteknolojinin faydalarına da inanmamaktadırlar. Akin bilimsel otoritelere fazla inanmayan kişilerin, nanoteknoloji ile üretilmiş ürünlerin etiketlenmesine meyilliyken, GDO lu ürünlerin faydasına inanmamaktadırlar. Bu bulgular, kişilerin gelişmekte olan teknolojileri nasıl gördüğünü anlama ve satış yapanları, tüketicilerin satın alma kararı sırasında neleri etkilediği ile ilgili bilgilendirme açısından faydalı olacaktır.
Akin, “Eğer tüketiciler bu iki çok farklı ürünü bir arada gruplandırıyorlarsa nanoteknoloji hakkındaki tutumlarını etkileri yerine geçmiş tecrübelerine dayandırıyorlardır.” Demektedir. Akin, bu durumun tüketicilerin faydalı ürünleri kaçırarak seçimlerini kısıtladıkladığını söylemektedir.

GDO’LARIN ARTI VE EKSİLERİ NELERDİR?

Mühendisler bitkileri genetik olarak modifiye edilmiş organizmalar kullanarak daha dayanıklı, daha besleyici ya da daha lezzetli olmaları şeklinde tasarlamışlardır. Ancak insanlar güvende olmaları ile ilgilenmekte ve buna bağlı olarak GDO ‘ların artı ve eksileri ile ilgili pek çok tartışma meydana gelmektedir.
Bir üretici, genetik mühendisliği denen bir prosesle, farklı bir organizmadan aldığı bir bir DNA ya da genetik materyali uygulayarak bir GDO üretmiştir. En çok var olan genetiği değiştirilmiş ürünler meyve ve sebzelerdir.
Amerikada satışta olan pek çok Genetiği Değiştirilmiş Organizma FDA (Food and Drug Administration) tarafından denetlenmiştir. Bu ürünler orijinal olanları ile aynı güvenlik derecesini tutmalıdır.
Genetiği değiştirilmiş gıdaların fayda ve zararları ile ilgili tartışmalar bulunmaktadır. Bu makalede, insan sağlığı üzerine ve çevre üzerine etkilerine göre genetiği değiştirilmiş mahsüllerin eksi ve artılarını tartışacağız.


ARTILAR
Üreticiler gıdaların istenen yapılara sahip olmaları için genetik modifikasyon kullanırlar. Örneğin, kesildiğinde daha az kararan iki yeni elma türü tasarlamışlardır.
Genel olarak bu tasarımların amacı mahsülleri büyürken hastalıklara karşı korumaktadır. Üreticiler aynı zamanda daha besleyici ve haşerelere karşı dayanıklı üretim yapabilmek için mühendislik gerçekleştirirler.
Tüm bu faktörler tüketiciler için daha düşük maliyetler oluşmasını sağlar. Aynı zamanda tüketiciler daha fazla insanın kaliteli gıdaya ulaşımını garanti altına alırlar.

EKSİLER
Genetik mühendisliği ürünleri yeni bir çalışma sahası olduğu için, bu ürünlerin uzun dönemli etkileri ile ilgili çok az şey bilinmektedir.
Tartışılan pekçok olumsuz taraf bulunmaktadır, ancak kanıtlar çeşitlilik göstermektedir. There are many purported downside ve Genetiği Değiştirilmiş Gıdalarla ilgili sağlık konuları sıcak bir şekilde tartışılmaktadır. Araştırmalar devam etmektedir.
Bu bölümde insanların GDO’lı gıdaları ile ilişkilendirdikleri sakıncaları kanıtlarıyla tartışılmaktadır.

ALERJİK REAKSİYONLAR
Pek çok insan GDO’ların alerjik reaksiyonları tetiklediğine inanmaktadır. Bu, ürünün, kişilerin alerjik reaksiyon gösterdikleri bir gıdaya ait bir gen taşımasından kaynaklanabilir.
Dünya Sağlık Örgütü, genin kendisinin herhangi bir probleme yol açmadığını kanıtlayana kadar genetik mühendislerini alerjenlerden elde edilen genleri kullanmalarına engel olmaktadır. Market reyonlarında yer alan GDO’lu gıdaların alerjiye yol açtığını gösterecek kayda değer delil bulunmamaktadır.
KANSER
Bazı araştırmacılar GDO’lı gıda yemenin, kansere yol açacağını savunmaktadırlar bunun DNA’lardaki mutasyondan kaynaklandığını ve vücuda yeni genler dahil etmenin tehlikeli olduğunu savunmaktadırlar.

Amerikan Kanser Derneği bununla ilgili bir delil olmadığını belirtmektedir. Bir sonuca varmak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu belirtmektedir.

ANTİBAKTERİYEL DİRENÇ
Bir mahsülü hastalık ya da haşerelere karşı dayanıklı hale getirmek için uygulan bir Genetik modifikasyonun, insanları da hastalıklara karşı savunma kabiliyetlerini etkileyeceği ile ilgili bir görüş bulunmaktadır.
Gıda içindeki bir genin insan vücudundaki bir hücreye transferi oldukça nadir görülen bir durumdur. Bazı Genetiği Değiştirilmiş bitkiler kendilerini bazı antibiyotiklere karşı direçli hale getiren genlere sahiptir. Bu direnç insanlara geçebilir.
İnsanların antibiyotiklere karşı dirençli hale geldiklerine dair küresel bir yaklaşım bulunmaktadır. GDO’lı gıdalar bu krize katkı saplamış olabilir.
Dünya Sağlık Örgütü gen transferi riskinin düşük olduğunu söylemektedir. Bir önlem olarak, GDO üreticileri için bir kurallar oluşturmuştur.

DÖLLENME
Döllenme, Genetiği değiştirilmiş organizmalarla geleneksel ürünlerle genlerinin karışma riskini ifade eder.
Hayvan yemi olarak kullanılan yada insan tüketicimi için üretilmiş mahsüllerde çok düşük bir oran rapor edilmiştir.




Kaynak:
-Heather Akin, Sara K. Yeo, Christopher D. Wirz, Dietram A. Scheufele, Dominique Brossard, Michael A. Xenos, Elizabeth A. Corley. Are attitudes toward labeling nano products linked to attitudes toward GMO? Exploring a potential ‘spillover’ effect for attitudes toward controversial technologies. Journal of Responsible Innovation, 2018; 1 DOI: 10.1080/23299460.2018.1495026
-WHAT ARE THE PROS AND CONS OF GMO FOODS? Last reviewed Wed 27 February 2019 By Amanda Barrell Reviewed by Debra Rose Wilson, PhD, MSN, RN, IBCLC, AHN-BC, CHT

One thought on “GDO sanıldığı gibi öcü mü? Gıda Mühendisi Zeynep Talo Yazdı!…

  1. Mrb, bu makaleyi okuyana kadar gdo benim için bir ocuydu. Ancak şimdi en azından gdo nun pekâlâ insanlığın faydası için kullanılabileceği yolunda soru işaretleri oluşturdu. Tabi konu makalede ifade edildiği gibi tartışmalı. Ancak bence incelemeye değer. Teşekkürler zeynep hanim, kaleminize sağlık.

Comments are closed.