Karabuğday: Glutensiz, antioksidan ve Tip2 Diyabet Düşmanı

Karabuğday, kuzukulağıgiller familyasından Fagopyrum cinsine mensup bir bitki türü. Verimliliği buğdaya göre daha düşük %11 protein ve %2 yağ içerir. Bununla birlikte, kurak ve engebeli arazilerde ve serin iklimlerde yetişebilme özelliği vardır. Karakteristik şişmiş düğümleri, etli ve pürüzsüz olan tek bir oyuk saptan dik büyüyen , yıllık otsu bitkidir.
Çin’de ekimi yapılan karabuğday buradan, Orta Asya, Tibet ve oradan Orta Doğuya yayıldı.

Yaygın ismine rağmen karabuğday bir tahıl değildir.

Karabuğday un, kabuğu çıkarılmış tane (pirinç gibi kullanılan) ve erişte halinde işlenebilir. Ayrıca karabuğday çayı yapmak için kullanılır. Karabuğday taneleri genellikle kahverengidir ve düzensizdir.

Tahıl olmamasına rağmen bir çok ürün içinde buğday taklidi yapan karabuğday; Gluten içermediği için çölyak alerjisi olan kişilerin tercihidir. Tabii sadece gluten intoleransına faydası anlatılırsa bu mucizevi bitkiye haksızlık edilmiş olur.

Karabuğdayın besin profili
Kabukları soyulmuş karabuğday tanesinden elde edilen un, protein, polifenoller ve mineraller bakımından zengindir.

Kabuğu çıkarılmış tane aşağıdaki vitamin ve mineralleri içerir:

B vitaminleri (örneğin, tiamin / B1, riboflavin / B2 ve piridoksin / B6)
Kalsiyum
Bakır
Magnezyum
Manganez
Potasyum
Selenyum
Çinko



Buğdaya göre karabuğdayın protein yapısı daha dengeli ve yüksektir.Kabuğu çıkarılmış karabuğday taneleri yüzde 90’ın üzerinde bir biyolojik değere sahiptir, bu da protein içeriğinin çoğunun emildiği ve insan vücuduna entegre olduğu anlamına gelir.

Karabuğday dokuz elzem amino asitin hepsine sahiptir ve tahıl taneleri içinde sınırlı miktarlarda bulunabilen bir amino asit olan lizin bakımından zengindir .

Kabuğu çıkarılmış karabuğday taneli veya karabuğday bakımından zenginleştirilmiş ürünleri fonksiyonel gıdalar olarak niteleyen yüksek bir antioksidan ve flavonoid içeriğine sahiptir. Aynı zamanda kabuğu çıkarılmış tane, glutatyon adı verilen ve serbest radikallere karşı doğal savaşçı olan bileşikler de mevcuttur. Kateşinler ve kersetin gibi flavonoidler dahil olmak üzere çok yüksek bir polifenol içeriğine sahiptir.

Modern araştırmalar sonucu Karabuğday; glutensiz tahıldır denilmekte!
Karabuğday glutensiz olduğundan, çölyak hastalığı olan veya çölyak dışı glüten duyarlılığı (NCGS) olan kişiler güvenle tüketebilir. Çölyak hastalığı, kişiyi glütene karşı aşırı duyarlı yapar; bu, gluten içeren yiyecekleri sindirmekte zorlandıkları anlamına gelir.

İki müdahale fazlı randomize, çapraz deneme çalışmasında araştırmacılar NCGS tanısı alan 19 hasta ile çalıştılar. Çalışma 12 hafta sürdü ve gönüllüler ya karabuğday ürünleri diyetini ya da karabuğday takviyesi olmadan normal glutensiz diyetlerini sürdürdüler.

Müdahale döneminde, karabuğday ürünlerini tüketen katılımcılar karın ağrısı ve şişkinliğin şiddette önemli bir azalma olduğunu bildirdi.

Kardiyovasküler sağlık
Yeşil karabuğday çayı, dolaşım sağlığını iyileştirmeye yardımcı olan bioflavonoidlere sahiptir. Kan damarlarının ve arterlerin elastikiyetini arttırdığı, periferik dolaşımı iyileştirdiği, ateroskleroz ve hipertansiyon riskini azalttığı ve kılcal kırılganlığı azalttığı görülmüştür.

Ağız sağlığı
Polifenol bakımından zengin bitkilerin kabuğu, kökleri ve tohumları toz haline getirilir ve ağız hijyeni ve diş eti sağlığını iyileştirmek için doğal antibakteriyel ve iltihap önleyici diş macunları olarak kullanılır.

Klinik bir çalışmada araştırmacılar, karabuğday unu kürdanları ile günde iki kez dişlerini fırçalayan katılımcıların tartar, periodontitis ve diş eti kanamasında yüzde 62 oranında bir iyileşme olduğunu bulmuşlardır. Araştırmacılar, diş eti dokusu bütünlüğündeki iyileşmelerin karabuğdayın vitamin ve mineral içeriğinin yanı sıra rutin(P1 vitamini) ve quercetin koruyucu antienflamatuar etkilerinden kaynaklandığını öne sürüyorlar.

2 tip diyabet
Çin ve Tayvan gibi yerlerde karabuğday, Tip 2 diabetes mellitus (şeker Hastalığı) (T2DM) gibi durumlarla birlikte kardiyovasküler, böbrek ve oküler komplikasyonları yönetmek için kullanılır .

Karabuğday ürünlerinin düzenli tüketimi, daha düşük hiperglisemi artışı ve gelişmiş glukoz toleransı ile bağlantılıdır.

Karabuğday, insülin metabolizmasının birincil bir aracısı olan D-chiro-inositol (DCI) ‘a sahiptir. DCI ayrıca glikoz kullanımını artırır ve kan basıncını, glikoz konsantrasyonlarını ve plazma trigliseritlerini azaltır .

Karabuğday balı
Yeni Zelanda’dan Manuka balı gibi, karabuğday balı da antioksidan ve antibakteriyel özelliklere sahiptir. Ancak karabuğday balı sağlığa faydalar sağlasa da,koyu sarı rengi, kuvvetli baharatlı bir kokusu ve kötü tadından dolayı tüketime pek uygun değildir.

Diğer bal türlerinin aksine, karabuğday balı daha yüksek protein içeriğine sahiptir. Aynı zamanda daha fazla kalsiyum, demir, magnezyum, manganez ve çinko içerir. Ama tüketime uygunsuzluğu bu iyiliklerini de göz ardı etmemize sebep olabilir.

Yüksek miktarda karabuğday veya karabuğday ürünü tüketmenin, IgE antikorunutetikleyerek alerjik reaksiyonlara neden olabileceğini unutmayın. Ayrıca, karabuğday filizi güneş ışığına maruz kaldıktan sonra ışığa duyarlılığa veya cilt tahrişine neden olabilir. Bu komplikasyonlardan kaçınmak için diyetinize karabuğday eklemeden önce bir sağlık uzmanına danışın.



Kaynakça:

CMS.HerbalGram.org
Healthline.com
food.news
https://tr.wikipedia.org