Monsanto Roundup Yüzünden Bayer’e 2 Milyar Dolar Ceza

Alman ilaç ve kimya şirketi Bayer, Amerika Birleşik Devletlerin’de Monsanto Roundup tarım ilacı yüzünden kansere yakalandığını iddia eden emekli bir çiftin açtığı davayı kaybederek 2 milyar dolar tazminat ödemeye mahkum edildi.

Söz konusu ilaç Türkiye’de de satılıyor.

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde Oakland Federal Mahkemesi jürisi Alva ve Alberta Pilliod’ın, Bayer’in geçen yıl satın aldığı Monsanto’ya karşı açtığı davayı karara bağladı.

Jüri, yıllardır bu ilacı kullanan emekli çiftin “lenf kanserine yakalanmasından” ve ilaçların kanser riski konusunda uyarıda bulunmaması nedeniyle şirketi sorumlu tuttu.

Mahkeme “Roundup isimli glifosat içeren zirai ilacın, kanser oluşumunu tetikleyen önemli bir unsur olması” nedeniyle Bayer şirketinin Alva ve Alberta Pilliod’a 55 milyon dolar tazminat, 2 milyar dolar da para cezası ödemesini kararlaştırdı.

Bayer şirketi yaptığı açıklamada glifosatın kansere yol açmadığını iddia ederek karara itiraz edeceğini duyurdu.

Bayer, ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) nisan ayında glifosatın ‘kanserojen etkisinin olmadığını’ teyit ettiğini ileri sürdü.



Bayer daha önce iki kez mahkum edilmişti
Söz konusu dava ABD’de Roundup ilacına karşı daha önce açılan yaklaşık 11 bin dava arasında karara bağlanan üçüncüsü oldu.

Geçtiğimiz mart ayında, San Francisco Federal Mahkemesi jürisi ABD’de yine lenf kanserine yakalanan Edwin Hardeman’ın açtığı davada Bayer’i 80 milyon dolar para cezası ve tazminat ödemeye mahkum etmişti.

Geçtiğimiz yıl yine Kaliforniya eyaletinde bir mahkeme, kansere yakalanması sonucu şirkete dava açan 46 yaşındaki Dewayne Johnson’a 289 milyon dolar tazminat ödenmesine karar vermişti.

Bayer, kansere yol açtığı iddialarını kabul etmeyerek karara itiraz etmişti. Temyiz aşamasında olan tazminat kararı daha sonra 78 milyon dolara indirilmişti.

Glifosatın etkileri tartışılmaya devam ediyor
Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) uzmanlaşmış kanser kuruluşu olan Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu glifosatın insanlarda muhtemelen kansere yol açabileceği görüşünde.

Ancak Amerikan Çevre Koruma Ajansı (EPA), dikkatli kullanıldığında glifosatın güvenli olduğunu savunuyor. Dünyada birçok çevre örgütü de ilacın acilen yasaklanmasını talep ediyor.

Monsanto’yu satın alması Bayer’e zarar verdi
Bayer, geçen yıl ABD’li tarım şirketi Monsanto’yu 63 milyar dolara satın almasıyla gündeme gelmişti. Bayer’in hisseleri bu ay yüzde 14’den fazla değer kaybetti.

Şirket, geçen yılın sonunda yeniden yapılanma çerçevesinde yaklaşık 12 bin kişiyi işten çıkartacağını ve hayvan sağlığı bölümünü satacağını duyurmuştu


Karanlık bir geçmiş var.

Monsanto devirden önce bir çok gizli araştırmanın da sorumlusu olarak gösteriliyordu ve özellikle Vietnam savaşında kullanılan ve ormanların yok edilmesine sebep olan kimyasallar bu şirket tarafından yapılmıştı.

Tarihi kayıtlara bakıldığında arka bahçede karanlık durumların döndüğü ve şimdilerde de durumun ayyuka çıktığı gözlemlenmekte.

Monsanto ve Bayer ile mücadele uluslar arası platforma da taşındı. GDO’ya hayır platformu da Monsanto ve Bayere karşı taraf almış durumda. Çünkü; GDOlu bir çok tohumun üretimi monsanto’ya ait

Platform, canlı sağlığı üzerine yaşamsal riskleri olan ve her türlü ekolojik tehdidin sorumlusu bu ve benzeri firmaları tarla ve sofralardan uzak tutmayı amaçlıyor.

Günümüzde Monsanto, GDO‘lu tohum pazarının yaklaşık yüzde 90‘ına hükmediyor; tarım ilacı ve küresel tohum pazarının ise liderlerinden biri.

Sakarinle başladı
1901’de Amerikan menşeli çok uluslu bir şirket olarak kurulan Monsanto’nun tarihçesi şöyle:

İlk ticari faaliyeti, kanserojen bir madde olan Coca Cola için üretilen yapay tatlandırıcı Sakarin ile başladı.

1920’lerde Poliklorlanmış bifeniller (PCB)’in üretimine başladı. Canlı sağlığına aşırı zararı saptanmış olan bu kimyasal ABD`de 1979’da yasaklandı. Ancak Monsanto, 2001’deki Stockholm Sözleşmesine kadar diğer ülkelerde bunların üretimine devam etti.

Böcek öldürücü ve dioksin ile devam etti
1944’de “İnsanlar ve hayvanlar için çok güvenilir” diye reklamları yapılan DDT’nin ilk üreticisi Monsanto’dur. Sıtmayı önlemek için çıkartılan bu zehir, dünyanın hemen hemen her yerinde tarımda böcek öldürücüsü olarak yıllarca kullanıldı. Daha sonra çevre ve canlı sağlığına verdiği zarar nedeniyle 1972’de yasaklandı.

1945’te tarım ilacı olarak geliştirdiği ot öldürücünün Dioxin maddesini üretti. Kalp, karaciğer hastalıkları, üreme ve gelişme bozukluklarına yol açan çok toksik bir kimyasal madde olan Dioxin, 1997’de Dünya Sağlık Örgütü’nce kanserojen olarak sınıflandırıldı.

1955’te ilk petrol bazlı gübreyi üretti. Bu kimyasal gübreler, günümüzde hala tartışma konusu olan toprak mikroorganizmalarının yok edilişi ve toprağın bir anlamda sterilize olmasında, toprağın fiziksel ve kimyasal yapısının bozulmasında önemli rol oynuyor.




Kaynak
EuroNews
Bianet
Monsanto.News
DevilBayer.com