Yumurtaya Alerjiniz Mi Var? O halde Demir tedavisi yardımcı olabilir!

Yumurtalar, gıda alerjilerinin en yaygın nedenlerinden biridir. Bir kişi, bağışıklık sistemi yumurta akı ve yumurta sarısında bulunan proteinlere karşı duyarlı hale geldiğinde (hassas) bir yumurta alerjisi geliştirebilir.

İstatistikler , çocukların yaklaşık yüzde 2’sinin bir yumurta alerjisinden muzdarip olduğunu tahmin ediyor. Daha kötüsü son araştırmalar çocukların çoğunun (yüzde 70) 16 yaşına geldiklerinde alerjilerini artırabileceğini gösteriyor. Problem şu ki; yumurta alerjisi anafilaksi gibi hayati tehlike oluşturan durumlara neden olabileceğinden, hala nefes almayı engelleyen ve vücuda şok yollayan bir sağlık sorunudur.




Nanchang Üniversitesi’nden araştırmacılar, yumurta alerjisi sadece yumurtalardan uzak durularak tedavi edilebilirken  Çin’de alerjik bireylerin yumurta tüketmesine izin verebilecek başka bir çözüm buldu. Nutrition Research dergisinde yayınlanan çalışmalarında  , bir yumurta alerjeni ile demirin şelatlanmasının (iki maddenin birleşerek iyonik bir substrat oluşturması) alerjenitesini nasıl etkili bir şekilde azalttığını açıkladılar .

Demir alerjen maddeye bağlanabilir ve alerjenitesiyi hafifletebilir

Conalbumin olarak da bilinen Ovotransferrin (OVT), iki demir bağlama potansiyeline  sahip bir glikoproteindir . Demir hücrelere taşınması ve iletilmesinde rol alan serum transferrin proteinleri ailesine aittir. OVT, yumurtalarda bulunan ana alerjenlerden biridir ve toplam yumurta akı proteinlerinin yüzde 12 ila 13’ünü oluşturur. OVT’nin en önemli işlevi, zararlı mikroorganizmaların büyümesini önleyerek bir tavuk embriyosunun büyümesini ve gelişmesini teşvik etmektir. Son araştırmalar, güçlü bir antibakteriyel olmasının yanı sıra, OVT’nin, yumurtaları erkekler için mümkün olan en fonksiyonel nutrasötik maddelerden biri yapan antiviral, antioksidan ve antienflamatuar aktiviteler sergilediğini de  göstermektedir. (Yumurtanın sağlığa faydaları yazımızı okumanızı tavsiye ederiz.)

Birkaç çalışma, demirin , süt ve huş polenlerinde bulunanlar gibi alerjenlere bağlanmasının alerjeni etkilediğini bildirmiştir . Örneğin, PLOS ONE dergisinde yayınlanan bir araştırma  , sütteki ana alerjen olan Bosd 5’in alerjenik aktivitesinin demir tarafından nasıl inhibe edilebileceğini göstermiştir . Araştırmacılar holo-Bos d5 (demir şelatlı) ve Apo-Bos d5’i (demir içermeyen) insan periferal kan mononükleer hücreleri ile kuluçkada bıraktıklarında, sadece Apo-Bos d 5’in bağışıklık tepkisini tetiklediğini ve bağışıklık düzenleyici sitokin seviyelerini yükselttiklerini buldular. Öte yandan Holo-Bos d 5, beyaz kan hücrelerinin (CD4 + hücreleri) sayısını azaltarak, demirin Bosd5’e bağlanmasının immün baskılanmasıyla sonuçlandığını göstermektedir.


Farelerde Yapılan Testlerde Olumlu Sonuçlar

Bu bulgulara dayanarak, araştırmacılar OVT’nin demir ile şelatlanmasının ayrıca alerjenitesini azaltabileceğini veya baskılayabileceğini varsaymaktadır . Bu hipotezi test etmek için Apo-OVT ve Holo-OVT hazırladılar ve bir BALB / c fare modeli (in vivo) ve dendritik hücreler (in vitro) kullanarak alerjenitelerini değerlendirdiler. Alerjenliği, hem farelerde hem de dendritik hücrelerde alerjen alımı açısından değerlendirdiler. İlk olarak fareleri Apo-OVT veya Holo-OVT ile bir adjuvan olarak kolera toksini kullanarak hassaslaştırdılar ve farelere Apo-OVT veya Holo-OVT ile meydan okuduktan sonra aşağıdakileri belirlediler:

  • Klinik alerji belirtileri
  • İnce bağırsağın orta kısmı olan jejunumun morfolojik yapısı
  • Spesifik antikor seviyeleri
  • Mast hücre proteaz-1 (mMCP-1) seviyeleri
  • Sitokinler
  • Antijen alımı

Araştırmacılar, hem Apo-OVT hem de Holo-OVT’nin bağırsak alerjisine neden olduğunu; sistematik alerji belirtileri ile gözlemlememiştir . Ayrıca Apo-OVT ile duyarlılaştırılmış farelerde serum mMCP-1 ve spesifik IgE seviyelerinin kontrollerden düşük olduğunu bulmuşlardır. mMCP-1’in, gıda alerjileri veya mikrobiyal enfeksiyonların neden olduğu bağırsak iltihabının bir aracıolduğu söylenirken , spesifik IgE veya immünoglobulin E , immün sistem tarafından alerjenlere cevap olarak üretilen antikorlardır . Araştırmacılar, Apo-OVT grubu ile Holo-OVT grubu arasında anlamlı bir fark bulamamasına rağmen, dendritik hücreler Holo-OVT’den daha az Apo-OVT aldı.


Sonuçlar Olumlu

Holo-OVT ile duyarlılaştırılmış farelerde, OVT’ye özgü IgG ve IgGl, Th-1 sitokin interferon-gama ve Th2 tipi sitokin interlökin-13 seviyeleri, Apo-OVT ile duyarlılaştırılmış farelerdekinden daha düşüktü. İmmünoglobulin G (IgG) spesifik antikorlar , gıda alerjenlerine karşı immün tepkiye aracılık eder . Gıda antijenlerine karşı immünolojik toleransın indüksiyonunda ve korunmasında kritik bir rol oynarlar. Th-1 sitokin interferon-gama, akut enflamatuar yanıtın amplifikasyonunu kolaylaştıran majör bir proinflamatuar sitokindir . Öte yandan, Th2 tipi sitokin interlökin-13 (IL-13), alerjik reaksiyonların neden olduğu immün tepkilerde rol oynar. IL-13 , IgE ve eozinofillerin üretimini indükler. Holo-OVT grubundaki bu proteinlerin ekspresyonundaki azalma, alerjenik aktivitenin azaldığını gösterir.

Bu kadar bilimsel veri kafanızı karıştırdı değil mi? Yayın ve paylaşım kuralları gereği detay vermemiz ve bilimsel otoritelerden olur puan almamız için gerekli verilerin çoğunun okunmadığını tahmin ederek kısaca açıklayalım. Araştırmacılar demirle yapılan şelasyonun, yumurtanın başlıca alerji kaynağı proteinini  OVT’nin alerjenitesini azaltabileceği sonucuna varmışlardır.

Bilim dünyasının hummalı çalışması Alerjiler de obezite gibi tarih sayfalarına taşıyacağı günler yakındır.



Kaynaklar

Science.news
ACAAI.org
Journals.PLOS.org
ScienceDirect.com
NCBI.NLM.NIH.gov
AAAAI.org
Termedia.pl

Fotoğraf: Pixabay adlı kişinin Pexels ‘daki fotoğrafı