Zararsız Bakteriler Biyofilm ile Patojenleri Koruyor

Bazı elma paketleme tesislerinde inatla gizlenen patojenik bakterilerin, biyofilm oluşturma yetenekleriyle bilinen zararsız bakteriler tarafından korunduğu ortaya çıktı. Keşiflerin alternatif gıda kaynaklı patojen kontrol stratejilerinin geliştirilmesine yol açabileceği öne sürülüyor.

Listeria monocytogenes riski bulunan üç meyve paketleme tesisi çalışmasından ortaya çıkan anahtar bulgu buydu. Elma endüstrisi ile işbirliği içinde yapılan araştırma, gıda işleme tesislerinin mikrobiyal ekolojisini daha iyi anlamaya yardımcı olacak gibi görünüyor. Nihai amaç, gıda kaynaklı hastalık salgını ve meyve ve meyve bazlı ürünlerin geri çağrılma prosesinden ayrı tutmak için tedarik zincirinde patojen kontrolünü iyileştirmenin yollarını belirlemektir.

Çalışmada, araştırmacılar elma paketleme ortamlarındaki mikrobiyota bileşimini ve bunun gıda kaynaklı patojen Listeria monocytogenes oluşumuyla olan ilişkisini anlamaya çalıştılar. Testleri, önemli ölçüde daha yüksek Listeria monocytogenes oluşumuna sahip bir paketleme tesisinin, bakteri ailesi Pseudomonadaceae ve mantar ailesi Dipodascaceae tarafından benzersiz bir şekilde domine edildiğini ortaya koydu. Bu mikroorganizmaların özelliklerini ise çok iyi biyofilm oluşturucuları olduklarıdır.

Halen takip çalışmalarıyla test edilen hipotezde zararsız mikroorganizmaların Listeria monocytogenes’in kalıcılığını desteklediği varsayılıyor. Çünkü zararlı bakteriler biofilmler arasında tespit edilemiyor.


Biyofilmlerin Katkısı Nedir?

Biyofilmler bir yüzeye bağlanan ve daha sonra temizleyicilerin ve dezenfektanların işlevlerini yavaşlatan sümüksü bir malzeme salgılayan bir mikroorganizma ürünüdür. Patojenik bir bakteri, mikrobiyota tarafından oluşturulan bir biyofilm içine alınmışsa, temizleme ve dezenfeksiyon işlemlerinin az etkili olması olasıdır. Bu yeni bakış açısı yeteri hijyen standartlarına kavuşan gıda tesislerde Listeria monocytogenes’in nasıl varlığını devam ettirdiğini açıklayabilmektedir.

21 Ağustos’ta Mikrobiyom’da yayınlanan araştırmanın bulguları , Listeria kirlenme problemi hakkında bir öngörü sağlamakta. Araştırmacıların ve elma endüstrisinin bu sorunu çözmeye daha fazla yaklaşmasına yol açabileceğine inanılmakta. Hijyen proseslerinin özellikle ekipman aşamasında daha etkili olabilmesi adına yeni çalışmaların kapısını da açmaktadır.

Çalışmanın bir ayağı da Listeria’yı geride bırakıp bastırabilen patojenik olmayan bakteri türlerinin denenmesi üzerine gerçekleşmekte. Biyolojik kontrol olarak kullanılması düşünülen bakteri türleri ile gıda  güvenliği risklerini en aza indirerek yasal boyuta çekmek hedeflenmektedir. Bu hedef doğrultusunda Penn State araştırmacıları ile meyve paketleme ve işleme tesislerinin işbirliği de halen devam etmektedir.

Penn State araştırmacıları, mikrobiyotada muhtemelen Listeria monocytogenes’i barındıran zorlukların meyve işleme tesisleri ya da ürünleri ile sınırlı olmadığını da belirtiyorlar. Yakında, bu ortamların mikrobiyal bileşimini ve ekolojisini belirlemek için süt işleme tesislerinde mikrobiyal toplulukları analiz etmeye başlayacakları verilen bilgiler arasında yerini almakta.

ABD Tarım Bakanlığı Ulusal Gıda ve Tarım Enstitüsü ve Gıda Güvenliği ve Uygulamalı Beslenme Merkezi, ABD Gıda ve İlaç İdaresi, bu araştırmayı destekliyor.



Kaynak:

Penn State Univ. (psu.edu)
ScienceDaily

Dergi Referansı:Xiaoqing Tan, Taejung Chung, Yi Chen, Dumitru Macarisin, Luke LaBorde, Jasna Kovac. The occurrence of Listeria monocytogenes is associated with built environment microbiota in three tree fruit processing facilitiesMicrobiome, 2019; 7 (1) DOI: 10.1186/s40168-019-0726-2

Fotoğraf: Pixabay adlı kişinin Pexels ‘daki fotoğrafı