EFSA Gıdalardaki Aflatoksin Miktarları Hakkında Uyarıyor!

Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi EFSA, gıdalardaki aflatoksinlerden kaynaklanan halk sağlığı riskleri konusunda bir kamuoyu yorumu dönemi başlattı.

EFSA Gıda Zincirindeki Kirletici Maddeler (CONTAM) panelinde, Avrupa nüfusunun aflatoksinlere maruz kalması konusunda taslak bir bilimsel görüş hazırladı. Olası sağlık sorunları olmadan önlemlerin gündeme getirilmesi hedefleniyor.

Bu fikir, aflatoksinlerin insanlara karşı toksisitesini değerlendirmekte, AB popülasyonunun diyet maruziyetini tahmin etmekte ve tahmini diyet maruziyeti nedeniyle insan sağlığı risklerini değerlendirmektedir.

Dünya Çapında Gıda Profesyonelleri ile  Tartışma ve Tanışma Platformu Olan Food Science and Technology Desk Hizmetinizde.
Sitemizi desteklemek için tıklayın…

Aflatoksinler, çoğunlukla sıcak ve nemli iklime sahip bölgelerde bulunan bir mantar olan Aspergillus tarafından üretilen mikotoksinlerdir. Genotoksiktirler, DNA’ya zarar verebilirler ve kanserojendirler. İnsan maruziyetinin çoğu, kirli tahıllardan ve bunların ürünlerinden kaynaklanır, ancak aflatoksin M1 sütte de bulunabilir.

Bu risk değerlendirmesinde atoksin B1, B2, G1, G2 ve M1’i ele alınmaktadır. Değerlendirmede aflatoksin oluşumu ile ilgili 200.000’den fazla analitik sonuç kullanılmıştır.


Tahıl ve süt yoluyla maruz kalma

Tahıllar ve tahıl bazlı ürünler, tüm yaş sınıflarında ortalama beslenme ile aflatoksin B1’e maruz kalmasına en büyük katkıyı sağlarken, sıvı süt ve fermente süt ürünleri, aflatoksin M1’in ortalama maruziyet etkisi bulunmaktadır.

Aflatoksin B1, kontamine gıda örneklerinde en sık bulunan türdür. Aflatoksin üreten mantarlar sıcak, nemli bir iklime sahip bölgelerde bulunur.  Gıdalardaki aflatoksinler, hasat öncesi ve sonrası mantar kontaminasyonunun bir sonucudur. Yetkililer, iklim değişikliğinin Avrupa’da gıdalarda aflatoksin varlığını etkilemesi beklendiğini söylüyor.

CONTAM Paneli, aflatoksinlerin karaciğer kanserojenitesinin risk değerlendirmesinin en önemli etkisi olduğunu düşünüyor. Bu yüzden tolere edilebilecek bir aflatoksin için günlük alım değeri belirlemenin uygun olmadığı kanaatine varıldı.

Aflatoksinler daha önce EFSA’nın CONTAM paneli tarafından 2007’de değerlendirilmişti. Panel, 2009’da, badem, fındık ve antepfıstığı dışındaki ceviz ve kuru incir gibi mahsüller için de aflatoksin toplamındaki bir artışın halk sağlığına etkileri hakkında bir açıklama yaptı ve EFSA, 2012 yılında teknik bir rapor yayınladı.

2018’deki panelden yapılan bir açıklama, doğrudan tüketime ya da gıda maddelerinde bir bileşen olarak kullanılması amaçlanan, fıstıklarda ve bu gibi işlenmiş ürünlerde aflatoksin toplamının maksimum seviyesinin olası bir artışının etkisini kapsamıştır.


Sağlık riski bulgusunun temelleri

Aflatoksin B1 ile aflatoksin B1, B2, G1 ve G2’nin toplamı fındıklarında, kayısı çekirdeğinde, yer fıstığında ve diğer yağlı tohumlarda, kuru meyvelerde, tahıllarda ve bazı baharat türlerinde bulunur.

Aflatoksin B1 için, bebek maması ve bebekler ve küçük çocuklar için işlenmiş tahıl bazlı yiyecekler ve bebeklere yönelik özel tıbbi amaçlar için diyet yiyeceklerinde maksimum seviyeler belirlenir. Kirlenmiş yemle beslenen ruminantlarda, aflatoksin B1, M1’e metabolize edilir ve çiğ sütte, ısıl işlem görmüş sütte ve süt bazlı ürünlerde kullanılan sütte, bebeklerde ve çocuklar için ek formüllerde ve özel tıbbi amaçlı diyet ürünlerinde kullanılan oranlarda bebeklere yönelik gıdalarda da bulunur.

Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalara dayanarak, panel, risk karakterizasyonu için maruz kalma yaklaşımı marjında ​​kullanılacak hepatoselüler karsinom insidansı için günlük 0,4 µg / kg vücut ağırlığının yüzde 10’u oranında ekstra kanser riski için kıyaslamalı bir doz düşük güvenirlik sınırı seçti. İnsan verileri için, Ortak FAO / WHO Gıda Katkı Maddesi Uzman Komitesi (JECFA) tarafından bildirilen kanser gücü tahminleri de bu sınır değer hesabında  kullanılmıştır.

CONTAM panelinde, bazı anketler için hesaplanan maruz kalma marjlarının 10.000’in altında olduğu, özellikle süt ve süt ürünlerinden aflatoksin M1’e yüksek oranda maruz kalmanın, süt ve süt ürünlerinde yaşamın kısa bir süre ile sınırlandırılabileceği halde, daha küçük yaş grupları olmak üzere, sağlık riskini hesapladığı kaydedilmiştir. Hesaplanan maruz kalma değerleri, aflatoksin B1 için 10.000’de birin altında idi.

2005 yılında EFSA Bilim Komitesi, genotoksik ve kanserojen maddeler için, 10.000 veya daha yüksek bir maruz kalma marjının halk sağlığı için düşük endişe verici olacağını söylemiştir.

Panelde çoğu veri aflatoksin B1 ile ilgiliydi. Ancak Aflatoksin B1 genotoksik olduğu geniş bir görüşe de ihtiyaç duyulmaktadır. Yapılacak ileri düzey araştırmalar ile gelecek paneller için bebek ve çocuk sağlığında aflatoksin değerlerinin mutajenik ve kanserojenik etkileri araştırma kapsamında olacağı alınan bilgiler arasında. Çocuk sağlığına yönelik tehlikelerin ağırlığı son panelin sonuçları arasında yer alsa da verilerin daha geniş kapsamda incelenmesi gerekmekte ve önlenebilir toksikolojinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.


Kaynak

  • Efsa.Europa.eu
  • FoodSafetynews

Fotoğraf Mehran B den Pexels