E 967 Ksilitol Nedir?

E 967 Ksilitol bir şeker ikame ürünü olduğu için; sakızlarda, diyabetik ürünlerde ve hatta ağız bakım ürünlerinde karşımıza çıkmaktadır. Peki Ksilitol’ün sağlığa etkileri nelerdir? Ksilitol Helal midir? Ksilitol vegan ve vejetaryen tüketici grupları için uygun mudur? Ksilitol mercek altında!

Ksilitol, huş ağaçları ve mısır koçanlarında eser miktarda doğal olarak bulunan düşük kalorili bir tatlandırıcıdır . Bir şeker – alkol melezi, tatlı karbonhidrat olan bir şeker alkolü olarak sınıflandırılır. Şeker alkolleri, şeker ikamesi olarak popülerlik kazanmıştır ve ksilitol bir istisna değildir. Ksilitol, geleneksel şeker ve ham fruktozdan yüzde 40 daha az kaloriye sahiptir, ancak tadı ve görünümü şekere benzer. Bu nedenle, ksilitol şekersiz sakız , diyabet dostu gıdalar ve hatta ağız bakım ürünlerinde yaygın bir bileşen haline gelmiştir .

Doğal ve Güvenilir Gıda’nın adresi Zahirepazari.com sayesinde Eve Misafir Çağırmak Çok Kolay

Buna rağmen, özellikle çok fazla ksilitol yutulduğunda ortaya çıkan birtakım sağlık risklerine sahiptir.

E 967 Ksilitol’ün Teknik Özellikleri

Sınıfı :

  • Tatlandırıcı – Eklendiği gıdada tatlılığı geliştirir.
  • CAS Numarası: 87-99-0

Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri:

  • Kimyasal Formülü: C5H12O5
  • Molar Kütle: 156,146 g/mol
  • Yoğunluk:1,52 g/cc
  • Erime Noktası: 92-96 ºC
  • Kaynama Noktası: 345,39 ºC




Helal mi ? Evet. Şeker alkolü terimi kimyasal bir tanımdır; maltitol alkol (etanol) içermez

Vejeteryanlar Tüketebilir mi ? Evet. Bitki kaynaklı olduğu için vegan ve vejetaryen tüketici grupları tarafından tüketilebilmektedir.

Besin İntoleransına ve Alerjik Reaksiyona  Neden Olur Mu ? Ksilitol kısmi olarak emilir ve vücutta glikoza parçalanır; kalan kısmı kalın bağırsakta fermente edilir. Fermentasyon süresince gaz üretilir ki bu bağırsaklarda ve midede şişkinliğe neden olur. İntoleransı olan kişilerde laksatif etkiye neden olur.



Türk Gıda Kodeksine Göre Kullanım Alanları ve Limitleri

Tatlandırıcı sınıfında yer alan E 967 Ksilitol  Grup-I ve grup IV (polioller) olarak alt sınıflandırılması yapılmaktadır.

Tatlandırıcı amacı dışında quantim satis prensibine göre kullanılabilir. Enzim preparatlarında, içeceklerde dahil son üründe quantim satis miktarı kabul edilebilir. Ancak, tatlandırıcı ve aromatize edici özelliği dışında kullanım için geçerli bir durumdur.

Tüm besin öğelerinde taşıyıcı katkı maddesi olarak kullanılabilir. Tüm arama vericilerde kullanımında ise yine quantim satis prensibi uygulanır. Türk Gıda Kodeksi yine burada bir sınırlama getirmekte ve taşıyıcı olarak kullanıldığında da tatlandırıcı ve aroma verici özelliğinden faydalanılmıyor olması gerekmektedir.

  • Türk Gıda Kodeksi Meyve Suyu ve Benzeri Ürünler Tebliği’ nde tanımlanan meyve nektarları ve benzeri ürünlerden; Sebze nektarları ve benzeri ürünlerin nektarlarında E 420, E 421, E 953, E 965, E 966 ve E 968 gibi E 967 – Ksilitol de kullanılamaz.
  • Meyve şarabı ve made wine’de E 420, E 421, E 953, E 965, E 966 ve E 968 gibi E 967 – Ksilitol de kullanılamaz. Bal likörü içinde aynı durum geçerlidir.
  • Türk Gıda Kodeksi Distile Alkollü İçkiler Tebliği’ nde tanımlanan; viski, whisky veya whiskey hariç; likörlerin haricinde yine E 420, E 421, E 953, E 965, E 966 ve E 968 gibi E 967 – Ksilitol  kullanılamaz
  • Aromatize şaraplar, aromatize şarap bazlı içecekler, aromatize şarap bazlı kokteyller, Alkolsüz içecekler ile alkollü içkilerin karışımlarını içeren diğer alkollü içkiler ve %15’ ten az alkol içeren distile alkollü içkiler de E 420, E 421, E 953, E 965, E 966 ve E 968 gibi E 967 – Ksilitol de kullanılamaz. Bu durum Elma ve armut şarabı için de geçerlidir.
  • Aromalandırılmış içeceklerde E 420, E 421, E 953, E 965 ve E 966 gibi E 967 Ksilitol kullanılamaz.
  • Kahve, çay, bitkisel ve meyve infüzyonları, hindiba; çay, bitkisel ve meyve infüzyonlarıve hindiba ekstraktları; çay, bitki, meyve ve tahılların  infüzyon preparatları, bu ürünlerin karışımları ve hazır karışımlarında; aromalandırılmamış yaprak çay hariç; aromalandırılmış kolay çözünebilen kahve dahil; E 420, E 421, E 953, E 965,E 966 ve E 968 gibi E 967 kodlu Ksilitol  içeceklerde kullanılamaz.



Ksilitolün neden olabileceği zararlı etkiler

Büyük miktarlarda – yani günde 40 gramdan fazla – ksilitol tüketmek, en yaygın olanlarak ishal ve şişkinlik ile gastrointestinal sorunlara neden olabilir . Bunun nedeni, gastrointestinal sistemin ksilitolü tamamen absorbe edememesidir, bu da bir kısmının bağırsakta geride kaldığı anlamına gelir. Oradayken, ksilitol üretilen çeşitli enzimlere ve kimyasallara tepki verir ve bu da mide rahatsızlıklarına neden olur.

Bu nedenle, asit reflü problemleri yaşamaya eğilimli kişiler ksilitolden uzak durması gerekir.

Bir şeker alkolü olarak, ksilitolün kalorisi düşüktür, ancak tamamen yoksundurda denilemez. Tek bir gram yaklaşık 2.6 kalori içerir, bu nedenle büyük miktarlarda ksilitol tüketmek kaçınılmaz olarak kilo almaya ve kan şekeri seviyelerini olumsuz yönde etkilemeye neden olacaktır. Bu, özellikle diyabetik hastalar için aşırı yenildiğinde ksilitolü tehlikeli hale getirir. Ek olarak, ksilitol diyabetik ilacın etkinliğini de engelleyebilir.

Ksilitol nedeniyle en fazla risk altında olanlar insanlar değil, köpeklerdir. Bir köpeğin kan şekeri düzenleme sistemi insanlardan büyük ölçüde farklıdır. Sistem, insülin salgılayarak yüksek kan şekeri seviyelerini düşünür. Bu daha sonra düşük kan şekeri seviyelerine veya hipoglisemiye yol açar ve çoğu zaman ölümcüldür. Ksilitol tüketen köpekler şaşırmış, huysuz veya dikkatsiz görünür. Bu semptomlar daha sonra hızlı bir şekilde nöbetlere ve komaya girecek ve tedavi edilmezse organ yetmezliğine ve ölüme ilerleyecektir. En küçük miktarlarda ksilitol bile bu etkiyi yaratabilir, bu nedenle ksilitol veya ksilitol içeren yiyecekleri evcil köpeklerden uzak tutun.

Kendine özgü bir sağlık riski olmasa da, ticari ksilitol ile ilişkili hala dikkate değer bir tehlike vardır: bunun sebebi de çoğunlukla genetik olarak modifiye edilmiş mısırdan elde edilmesidir.. Mısır ekstraksiyonunun daha ucuz ve daha güvenli olduğu konusunda üreticiler tarafından bir ısrar söz konudur. Ancak genetik olarak değiştirilmiş mısır artık gerçekten doğal değil. Genetiği değiştirilmiş mısırdan yapılmayan ksilitol bile, onu kimyasallara ve potansiyel olarak ağır metallere maruz bırakan çok aşamalı bir kimyasal işleme maruz kalarak üretilmektedir.. Bunlar vücutta uzun süre kalabilir ve birkaç yıl boyunca sağlık sorunlarına neden olabilir.


Ksilitolün zarar verdiği vücut sistemleri

Ksilitol, bağırsak dengesizliğini teşvik edebileceğinden sindirim sistemi için tehlikeli olabilir . Ksilitol parçalanamadığından, bağırsaklarda bozulmadan durabilir ve suyu bağırsaklara çeker, bu da ksilitolün kısmen parçalanmasına neden olur. Metabolize edilmemiş ve fermente edilmiş kısımlar daha sonra zararlı bakteriler için bir üreme alanı görevi görür. Bu nedenle, irritabl bağırsak sendromu veya şeker alkol intoleransından muzdarip kişiler, ksilitolden mümkün olduğunca kaçınmalıdır. Ve doğal olarak, alkol tüketimi fazla olan kişilerin de ksilitolden uzak durması gerekir.




Kaynaklar:

Mevzuat.gov.tr – Türk Gıda Kodeksi
Comlaw.co.au
Efsa.europa.eu
Food.Gov.uk
Fda.gov
Food-info.net
HealthLine.com
NCBI.NLM.NIH.gov
LiveStrong.com
TheHealthyHomeEconomist.com