Kafein, nikotin ve işlenmiş şeker – Hepsinde ortak yanı nedir?

Bugün kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Endişeli, stresli, belki de biraz uyuşuk, ya da depresif. Etrafınızda sizi sakinleştirecek ne var? Sert bir sigara, enerji içeceği veya buna benzer bir uyarıcı… Kurtarıcı olarak gördüğünüz hangisi ise biraz daha düşünün ve öyle davranın!

Gün içerisinde sizi tetikleyen dopamin miktarınızda eksiklğiniz varsa bunun için gıda firmaları devreye girmiş olabilir. Kek, kurabiye, çörek ve biraz çikolata size yardım edebilir mi? Uzun süreli kafein, nikotin ve işlenmiş şeker(yüksek fruktozlu şeker – kanser yapıcı etkisi daha önce yazmıştık. Yazıya ulaşmak için tıklayın) bağımlılığı vücudunuzda dopamin seviyesini düşüyor ve sizi kendisinden biraz daha tüketime sevk ediyor

Şeker Hastaları, hastaneye ilk gittiklerinde çok fazla şeker ve et tükettiklerinden de şikayetçidir. Bu durum da aynen böyle; çok fazla sigara ve kafein tüketiminiz varsa bu yapay dopaminciler sizin dopamin ve serotonin seviyenizde uzun soluklu hasara yol açabilirler. Depresyon anlarında sigara tüketimi bağlılığınızı kat be kat arttırır, ancak bir işe yaramadığını öğrenmeniz uzun zaman alır.

Ayrıca,ülkemizde genellikle çay atıklarından yapılsa da bugün raflardaki enerji içeceklerinin çoğu, inek idrarından (üre) gelen yapay kafein içermektedir. Bu tip bir kafein, beyin bariyerini geçebileceğinden daha tehlikelidir. Dikkat: dünya çapında bir durumdur, üzülmeyin ülkemiz bu konuda biraz daha refah…


Dopamin “haydi uçuşa geçiyoruz” hormonudur ve dengesiz tüketiminde yüksekten düşmüşe çevirebilir

Dopamin, vücutta doğal olarak üretilen bir kimyasaldır. Beyinde, dopamin reseptörlerini aktive ederek nörotransmiter olarak görev yapar. Dopamin, ayrıca, hipotalamustan da salgılanır ve kana karışarak nörohormon görevi yapar. Nörohormon olarak görevi hipofizin ön lobundan prolaktin salgılanmasını baskılamaktır. Prolaktin kadınlarda doğurganlıktan sorumlu hormonlardan biri ve kendisini ilk olarak adet düzensizliği ile farkettirir…

Libidonuz doğal dopamin üretimine ihtiyaç duyar. Bazen küçük problemlerde dahi “Neden hep ben?” diye soruyorsanız dopamin seviyenizde biraz arıza var demektir. Sakinliğinizi bu noktada korumak için sigara ve kafein kaynaklı bir içecek ile korumaya çalışıyorsanız yazımızı okumaya devam edin!

Sigara içenler sigarayı bırakmaya çalıştıklarında, nikotin ile dopamin  2 hafta boyunca acımasızca savaşırlar. Eğer stresli bir şey olursa, dopamin seviyelerini gerçeklikle “başa çıkabilecekleri” seviyeye yükseltmek için bir sigara içmeleri GEREKİR. Bir sigara, onları bir ay içinde günde bir paket sigara almaya geri sürüklemek için yeterlidir. İşte sigarayı bırakanlara bu yüzden bir tane bile içmemeleri, arkasının geleceği tavsiyesinde bulunur ki, nikotin-dopamin savaşı bu işin bilimsel kanıtıdır.

Kafein ve şeker bağımlılıkları da merkezi sinir sistemi üzerinde kendilerinin koşulsuz tüketilmesi gereken varlıklar olduklarını sağlamaya çalışırlar. Size enerji verdiklerini zannederken bedeli ağır olabilir. Kafein ve özellikle yüksek fruktozlu şekerden uzaklaşmanın sonunda bir kaç günlük baş ağrısının sebebi bastırılmış dopamin sevyenizdir.

Dopamin seviyesi ile alakalı olmasa da bu tip bir rahatsızlığın benzeri sürekli fast-food tüketiminde de gerçekleşir. (Fast tüketimi konusunda arka planda olup bitenleri anlattığımız yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.Lütfen tıklayın) Hemen her gün aynı saatte aynı fast food zincirinden birbirine yakın menüler tüketin… Bir müddet sonra bu alışkanlığınızı kesin ve iki gün içinde baş ağrınızın başlamasını bekleyin… Sonuç mükemmel değil tabii, iki şansınız var aynı fast food zincirinin ortağı olduğu ilaç firmasından ağrı kesici alacaksınız ya da fast food ile beslenmeye devam… Bu durumun da alt nedenleri dopamin gibi görünse de etiket bilgisinde saklı bir dizi yapay tatlandırıcının yüksek fruktozlu nişasta bazlı şeker gibi davranmasından kaynaklandığını biliyoruz. Tüketicisi olduğunuz fast food lokantalarına sorun isterseniz; ürünlerin etiket bilgileri nerede? Bu ürünlerin içinde ne var?



Öyleyse kurtarıcımız nedir?

Milyonlarca tüketici , yemek yiyip içiyor ve mutluluğu, enerjiyi, sinirleri ve odaklanmayı gerçekten yok eden ilaçları kullanıyorlar. Nişasta bazlı şekerlerle şenlendirilmiş bir tatlı masasına mı oturmak üzeresiniz? Kim bilir kaçıncı kafeinli içeceğiniz? Pardon günün kaçıncı sigarasını içiyorsunuz? Hatta B12 vitaminini bile takviye edici gıda ile aldınız ve kendinizi çok enerjik hissediyorsunuz!

Uzun süreli depresyon ve kaygıya yol açan ürünler dışında, enerji için başka neler tüketebilirsiniz? Dopamin seviyenizi doğal olarak nasıl artırabilirsiniz ?

Beyin, nörotransmiterler adı verilen beyin kimyasallarını kullanarak birbirleriyle iletişim kuran yaklaşık 90 milyar nörona sahiptir. Bunlardan dopamin tamamen araştırılmış ve zevk, ruh hali, hareket, dikkat ve öğrenmede hayati bir rol oynamaktadır. Doğru, doğal dopamin üretimi olmadan insanlar motivasyon eksikliğinden, diğer bağımlılıklardan ve bazen çok tehlikeli “zevk arama” risklerinden muzdariptir.

Protein bakımından zengin gıdalarda bulunan bir amino asit olan t-tirozin içeren dopamin üretimini artıran birçok yiyecek vardır. Bol miktarda avokado, muz, çiğ fındık, organik yeşil yapraklı sebzeler, zerdeçal gibi… Ayrıca birçok fasulye, Parkinson hastalığının tedavisinde (sinir bozukluklarının neden olduğu) başarıyla kullanılan dopamin üretiminin bir öncüsü olan l-dopa içerir. (Geldik mi kurufasulyenin faydalarına). Ayrıca kurkumin, l-theanine ve fosfatidilserin (beyindeki besinleri düzenleyen kapı bekçileri) ile de destek alabilirsiniz.



Kaynaklar
Food.News
Assets.cureus.com
NCBI.nlm.nih.gov
NaturalNews.com
Chemicals.News