Çiğ Süt; Yarardan çok, zararlı olabilir.

UC Davis araştırmacıları tarafından yapılan yeni bir araştırmaya göre, çiğ veya pastörize edilmemiş inek sütü, oda sıcaklığında bırakılırsa büyük miktarda antimikrobiyal dirençli gen tutabilir. Çalışma ayrıca antimikrobiyal dirençli genleri barındıran bakterilerin bunları diğer bakterilere aktarabildiğini ve tüketildiklerinde direncini yaydığını buldu. Çalışma Microbiome dergisinde yayınlandı.

UC Davis Gıda Bilimi ve Teknolojisi Bölümünde doktora sonrası araştırmacı Jinxin Liu “İnsanları korkutmak istemiyoruz, onları eğitmek istiyoruz. Çiğ süt içmeye devam etmek antibiyotiğe dirençli genlerle donatılmış bakteri geliştirme riskini göze almak demektir.” dedi. Araştırmacılar yine de çiğ süt tüketmek isteyenlere; muhafazasının buzdolabında olması gerektiği konusunda da uyardılar.


Probiyotiklerde Eksiklik

Günümüzde bir çok insan patojenleri öldürmek ve raf ömrünü uzatmak için ısıtılmamış pastörize edilmemiş veya çiğ olarak adlandırılan süt tüketmektedir. Çiğ süt, genellikle pastörize süt ile karşılaştırıldığında bol miktarda probiyotik veya sağlıklı bakteri kaynağı olarak tüketicilere tanıtılır. UC Davis araştırmacıları bu durumunun böyle olmadığını kanıtladılar.

Araştımacılar çiğ süt örneklerinde bahsedildiği gibi yüksek oranda probiyotik bakteri bulamadılar. Bunun aksine çiğ süt pastörize süte göre daha fazla antimikrobiyal gene sahip bakteri geliştirme potansiyeline sahip.

Antimikrobiyal dirençli genlere sahip bakteriler, bir patojene dönüşebiliyor. Bir gıda zehirlenmesi söz konusu olduğunda da antibiyotik dirençlerinden dolayı  farmasötikler artık tedavi için kullanılamaz hale geliyor. Hastalık Kontrol Merkezlerine göre her yıl yaklaşık 3 milyon insan antibiyotiğe dirençli bir enfeksiyon geçiriyor ve 35.000’den fazla insan ölüyor.


Ne kadar uzun durursa o kadar kötü!

UC Davis araştırmacıları, çiğ süt ve farklı şekillerde pastörize edilen süt de dahil olmak üzere beş bölgeden 2.000’den fazla perakende süt örneğini analiz etti. Çalışma, çiğ sütün oda sıcaklığında bırakıldığında en yüksek antibiyotiğe dirençli mikroplara sahip olduğunu buldu.

Çiğ sütün buzdolabında saklanmadan dışarda fermantasyona bırakmak gibi kötü kullanımlarında çok büyük riskler içerdiğini belirten araştırmacılar “Çalışmamız çiğ sütte sıcaklık kontrolünün olmaması durumunda antimikrobiyal direnç genleri taşıyan bakteriler kontrol edilemez boyutlara ulaşmaktadır” dedi.

Çalışmanın ortak yazarı ve Peter J. Shields Süt Gıda Bilimi Başkanı David Mills, “Bazı tüketiciler, kasıtlı olarak buzdolabının dışında oda sıcaklığında fermantasyona izin veriyorlar. Tüketicilerin çiğ sütü bu süreçten sonra tüketmesi durumunda, bağırsaklarına muhtemelen çok sayıda antimikrobiyal dirençli gen taşıyan bakteri ekliyorlar.” dedi.

Mills, “Gastrointestinal sisteminizi bu genlerle dolduruyor olabilirsiniz” dedi ve sözlerine “Artık antibiyotik içermeyen bir dünyada yaşamıyoruz. Bu genler her yerde ve bedenimize bu akışı durdurmak için elimizden gelen her şeyi yapmamız gerekiyor.” diyerek devam etti.

Çiğ sütteki antibiyotiğe dirençli genlerin insanlar için sağlık risklerine dönüşüp dönüşmediğini tam olarak anlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyuluyor. Mills, tüketicilerin sütü herhangi bir fermantasyon sürecine dahil ederken belirli bakteri suşlarını taşıyan çiğ sütü tercih etmemeleri gerektiği konusunda uyarıyor. Halen tercih durumu varsa fermente etmek için bir başlangıç ​​kültürü kullanmasını önermektedir.


Dergi Referansı

Jinxin Liu, Yuanting Zhu, Michele Jay-Russell, Danielle G. Lemay, David A. Mills. Reservoirs of antimicrobial resistance genes in retail raw milkMicrobiome, 2020; 8 (1) DOI: 10.1186/s40168-020-00861-6

Kaynaklar:

ScienceDaily.com
UcDavis.Edu