Mangal ve Gıda Güvenliği

Covid-19 Pandemisi biraz engel olsa da; şu sıralar her fırsatta mangal yapmaya, bir piknik organizasyonuna dahil oluyoruz. Peki mangal iyi ve güzel de “GIDA GÜVENLİĞİ” nasıl sağlanmalı?

Açık havada yemek yapmak aile ve arkadaşlarla paylaşılan özel etkinlik. Ancak, zararlı bakterilerin gıda kaynaklı hastalıklara neden olmasını önlemek için gıda güvenliği yönergelerine uymak önemli. Piknikte güvenle mangal yapmak için bu basit yönergeleri kullanın.


Her Şeyi Temiz Tutun

Evden uzaktasınız ve mutfağınızdaki rahatlık yok. Bol temiz kap ve tabak bulunduğunuzdan emin olun. Yeteri miktarda tedarik edemiyorsanız kullan-at kap ve tabakları tercih edebilirsiniz. Ancak; kullan-at kapların çevreye olumsuz etkilerini de unutmayın.

Mangala gideceğiniz yere ilk kez gidiyorsanız temiz su kaynağı olup olmadığını öğrenin. Değilse, hazırlık ve temizlik için yeteri miktarda su bulundurun. Ellerinizi ve yüzeyleri temizlemek için de suya ihtiyaç duyacağınızı unutmayın. Suyun yanında yeteri miktarda temiz bez ve yıkama süngeri de bulundurun.

Çiğ ve Pişirilmiş Gıdaları ayırın

Gıda kaynaklı hastalıkları önlemek için yapılacak en önemli hareketlerden biri de çiğ ve pişmemiş gıdaları birbirinden ayrı tutmaktır. Çiğ ve pişmiş gıdalar için aynı tabağı, kesme tahtasını veya mutfak aletlerini kullanmayın. Çiğ et ve kümes hayvanlarında bulunan zararlı bakteriler pişmiş gıdaları kirletebilir.

Gıda kaynaklı hastalıklardan her yıl 400bin kişinin hayatını kaybettiğini unutmayın!


İyice Pişirin

Zararlı bakterileri yok etmek için yiyecekleri güvenli  iç sıcaklığa kadar pişirin. Bir ızgarada pişirilen kırmızı et veya tavuk eti hemen kızarabilir.  Bu durum da ürünün piştiğini zannetmenize neden olabilir. Yiyeceklerin güvenli bir minimum iç sıcaklığa ulaştığından emin olmak için bir gıda termometresi kullanın. ASLA etleri kısmen pişirerek tüketmeyin.

ETLER: Tüm çiğ kıyma, kuzu eti ve dana eti, bir gıda termometresi ile ölçüldüğünde 71 ° C’lik iç sıcaklığa kadar pişirilmelidir.

KANATLI ETİ: Kümes hayvanları, bir gıda termometresi ile ölçüldüğünde, 74 ° C (165 ° F) iç sıcaklığa kadar pişirilmelidir.


Mangal Dumanına Dikkat!

Aslında mangal yapmanın en güzel yanlarından biri de Mangalın dumanıyla gelen hoş aromadır. Ancak bu dumanında fazlası zararlı olabilir. Mangal yaparken ızgaranın altına koyacağınız bir tava su dumanın fazla çıkmasını ve ürünün gereğinden fazla dumana maruz kalmasını da azaltacaktır.

Unutmamak gerekir ki; ızgaralarda et yavaş yavaş pişer. Bu yüzden özellikle etlerin gerekli iç sıcaklığını korumakta zorlanabilirsiniz. Bu yüzden güvenlik için pişmiş etlerin 121 ila 149 ° C arasında tutulmaları gerekmektedir.

Artık Mangala giderken yanınıza alacağınız malzemeler listesine bir de “Gıda Termometresi” eklemeniz gerektiğini biliyorsunuz…




Sağukta Muhafazaya dikkat!

Kırmızı et ve tavuk etleri gibi ürünleri mangalınız kullanıma hazır olana kadar soğukta muhafaza edin. Hemen ızgaraya yerleştirileceği zaman soğuktan alarak ızgaraya dizin.

Kullanılan portatif soğutucuları gölgeye veya direkt güneş ışığına maruz kalmayacak bir yere yerleştirmelisiniz.  Kapağı çok sık açmaktan kaçının, bu soğuk havanın dışarı çıkmasını ve sıcak havanın içeri girmesini sağlar.

Ürünlerinizi ayrı soğutucularda muhafaza etmeniz gerektiğini tekrar hatırlatmak gerekir ise; içecekleriniz ile etleri ayrı soğutucularda muhafaza edin…

Sıcak Yiyecekleri Sıcak Tutun

Et ve kümes hayvanlarını pişirdikten sonra, servis edilene kadar en az 60 ° C’lik sıcaklıkta muhafaza edin. Pişirilmiş etleri, doğrudan pişirebilecekleri kömürlerin üzerine değil, ızgara rafının yanına yerleştirerek sıcak tutabilirsiniz. Evde ise pişmiş et yaklaşık 93 ° C’ye ayarlanmış bir fırında, yavaş pişiricide veya bir ısıtma tepsisinde sıcak tutulabilir.



Arta kalanları ne yapmalı?

Arta kalan yiyecekleri hemen sığ kaplarda soğutun. Özellikle 2 saatten fazla kalan yiyecekleri ne yazık ki atmanız gerekecek. Hatta yaz aylarında dış hava sıcaklığı 32 ° C’nin üzerindeyse bu süre 1 saattir.

“Gıdanı Koru” kampanyası bir kez daha öğretti ki; dünyada her üretilen gıda maddesinin 3’te biri ne yazık ki israf ediliyor. Bu yüzden ihtiyacınız kadar; hemen tüketebileceğiniz kadar alın ve mümkünse arta kalmasına müsaade etmeyin.

Siz gıdalarınızı elinizdeki imkanlarla güvenli hale getirip tüketirken; mikroorganizmaların da aynı gıdalardan besleneceğini unutmayın. Mikroplar her yerde ve sizin gıdanızdan beslenirlerken; gıdanıza toksinlerini bırakırlar ve bu durum da sizi geri dönüşü olmayan hastalıklara yakanlanmanızı sağlaya bilir…



Kaynaklar:

Fao.gov
FoodSafety.gov
Fsis.Usda.gov/