Vücudunuzun Tutkalı Kollajen!

Kolajen, hayvanların et, deri, kemik gibi kısımlarından elde edilen bir proteindir. Kaslar, kemikler, deri, kan damarları, sindirim sistemi ve tendonlarda bulunur. Aslında, kolajene tüm bu dokuları bir arada tutan bir tutkal da denilebilir. İşte bu yüzden kolajen kelimesi, Yunancada tutkal anlamına gelen “kolla” sözcüğünden türetilmiştir.

Yazar: Tuğçe Cığızoğlu

Kolajen Nelerde Bulunur?

İnsan vücudu, glisin ve prolin adlı iki aminoasidi bir araya getirerek kolajen  proteininin öncüsü olan prokolajeni sentezler. Bu sentezin gerçekleştirilmesinde C vitamini de görev yapar. Dolayısıyla yeterli kolajen üretimi için C vitamini en önemli kaynaktır. C vitamini kaynağı olan, taze meyve sebzeler yeterli miktarda tüketilmelidir.

Prolin aminoasiti, yumurta, buğday, süt ve ürünleri, mantar, kuşkonmaz ve lahanada bol miktarda yer alır. Glisin aminoasiti ise, tavuk derisinde ve dana etinde, özellikle de ette bulunan jelatinin yapısında bolca yer alır. Özellikle kemik suyu tüketmek kolajen sentezlenmesini hızlandırmaktır.

Vücudun yeterli miktarda kolajen sentezleyebilmesini sağlayan bir diğer gıda bakırdır. Bakırın önemli kaynakları arasında organ etleri, susam, kakao, kuru yemişler ve kuru baklagiller yer alır.

Ayrıca, kiraz, böğürtlen, ahududu gibi kırmızı meyvelerde bulunan antosiyanidinler de, (Antosiyaninler, pH’larına bağlı olarak kırmızı, mor, mavi veya siyah olan pigmentlerdir.) kolajen sentezlenmesine yardımcı olan besinlerdir.


Kolajen Eksikliği Ne Zaman Görülür?

Kolajen, sentezinin azalması ve üretilen kolajenin kalitesizleşmesinin en önemli nedeni yaşlanmadır. Bu süre içerisinde, kırışıklıklar, ciltte sarkma, kıkırdağın azalması ya da kıkırdağın azalması sonucu oluşan eklem ağrıları gibi yaşlanma belirtileri eklenir.

Yaşlanmanın yanı sıra, fazla miktarda şeker ve karbonhidrat kullanımı, kalojen sentezini olumsuz etkiler. Vücudun, kolajen sentezinin devam edebilmesi için, şeker ve karbonhidratın aşırı tüketiminden kaçınılmalı, karbonhidrat gereksinimi daha saflaştırılmış tahıllardan karşılanmalıdır.

Ultraviyole (UV) ışınları, kolajen üretimi üzerinde olumsuz etkileri bulunan bir diğer faktördür. Güneş ışınlarına fazla miktarda maruz kalan kişilerde kolajen üretiminin bozulması söz konusudur. Buna bağlı olarak, ciltte yaşlanma belirtileri gözlenebilir.

Bunun önlenebilmesi için, özellikle yaz aylarında güneş ışınlarına dikkat edilmeli, güneş korucu kremler düzenli olarak kullanılmalıdır.

Ayrıca, sigara ve alkol kullanımı erken yaşlanma ve kırışıklara yol açabildiği için kolajen üretimini de olumsuz yönde etkilemektedir.

Kolajenin Faydaları Nelerdir?

Kolajen, vücudun yapısında çok fazla miktarda yer alan bir protein türüdür. Bu yüzden, çokça görevi ve vücuda faydası vardır. Kolajenin bilinen en önemli faydaları arasında şunlar yer alır:

  • Cilt sağlığını geliştirir, derinin elastikiyetini arttırır, cilt kusurlarının iyileştirilmesini destekler. Kırışıklık oluşumunu azaltarak yaşlanmayı geciktirir.
  • Kıkırdak bütünlüğünün korunmasına yardımcı olur. Kıkırdaklar, eklemleri koruyan önemli yapılar olduğu için, eklem hastalıklarının önlenmesine yardımcı olur.
  • Kemiklerde yüksek oranda kolajen bulunduğundan kemiklerin güçlendirilmesi ve kemik kaybının (osteopeni) önlenmesine katkıda bulunur.
  • Osteoporoz gibi kemik bozuklukları riskini azaltmaya yardımcı olur.
  • Kas kütlesinin korunması üzerinde etkilidir.
  • İyi kolesterol olarak da bilinen HDL, kolesterolün seviyesini yükseltir.
  • Ateroskleroz gibi kalp rahatsızlıkları ile ilişkili risk faktörlerini azaltmaya yardımcı olur. Ayrıca, tüm kardiyovasküler hastalıklara karşı koruma sağlar.
  • Beyin, kalp ve bağırsak sağlığının gelişmesine üzerine etkilidir.
  • Saç dökülme oranını azaltır.
  • Tırnakları güçlendirir, kırılmamasını sağlar.
  • Selülit ve ameliyat izlerini azaltır.
  • Proteinlerin parçalanmasına yardımcı olur ve bağırsaklarınızın astarını rahatlatır.
  • Sindirim sisteminin düzenlenmeye ve metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olur.

Kolajen Takviyesi Hangi Durumlarda Kullanılır?

Kolajen, takviyelerinin vücuda alımı iki şekildedir. Bunlardan bir tanesi,  kolajenin pişmiş hali olan jelatindir. Kemik suyu içeren çorbaların ve yemeklerin tüketimi ile kolajen üretimi arttırılabilir.

Bir diğer ise, hidrolize kolajen içeren toz veya tablet şeklindeki takviyelerdir. Sağlıklı bireylerde yeterli ve dengeli bir beslenme ile vücuttaki kolajen üretimi sağlanır ve takviye kullanımı gerekmez. Ama özellikle de, kemik ve eklem hastalıkları bulunan yaşlı bireylerde bazı durumlarda kolajen takviyelerine başvurulması gerekebilir. Bu takviyeler yalnızca hekimin önermesi ile alınmalıdır.

En iyi kolajen takviyesi olan, kırmızı ve beyaz et ile kemik suyu, düzenli olarak tüketilebilir. Böylece, kolajen üretimine desteklik sağlanır.


Kolajen Kullanarak Jelatin Üretimi

Kolajen ve jelatinin her ikisi de, hayvanların bağ dokularında bulunan proteinlerdir. Kolajen, herhangi bir sıcaklıkta kolaylıkla sıvıya dönüşürken, jelatinin daha uzun moleküler yapısı çözünmesi için ısıya ihtiyaç duyar.

Jelatin, amino asitlerin daha küçük bileşenlere ayrılmaya başlaması için yeterince uzun süre pişirilen, daha sonra ekstrakte edilen, filtrelenen ve ardından tabakalar halinde kurutulan veya toz haline getirilen kolajendir.

 Kaynatma veya pişirme sırasında kolajen, jelatine dönüşür. Uzun, yavaş ısınma sırasında, kolajen proteinleri yavaş yavaş gevşemeye başlar ve tıpkı çırpılmış bir yumurtanın asla bir yumurtaya geri dönemeyeceği gibi, kolajen proteinleri denatüre adı verilen bir süreçle şekil değiştirir.

Geri dönüşümsüz olarak denatüre olan kolajen, proteini sıvı jelatine dönüşür ve bu jelatin soğuduğunda kıpır kıpır ve titrek hale gelir. Kolajen ısıtılıp sonra soğutulduğunda jöleye dönüşür.

Hidrolize Kolajen Nedir?

Bir şeyi hidrolize etme eylemi, onu su kullanarak parçalamak anlamına gelir. Jelatin, kısmen hidrolize edilmiş kolajendir. Hidrolize kollajende, amino asit bağları jelatinden bile daha fazla parçalanır. Sonuç, soğuk veya sıcak suda kolayca çözülen ve proteinler daha küçük olduğu için vücut tarafından kolayca sindirilen kolajendir.

Teknik olarak, takviyedeki çoğu kollajen bir dereceye kadar hidrolize olur, böylece vücudunuzun sindirmesi daha kolaydır.


Jelatin ve Kolajenin Sağlığa Faydaları

Kolajen ve jelatinin en önemli görevlerinden biri, sızdıran bir bağırsağı onarmaya yardımcı olmalarıdır. Bağışıklık sisteminizin yaklaşık %80’i bağırsağınızda bulunur ve sızdıran bağırsak, otoimmünitenin (bağışıklık sisteminin yanlışlıkla vücudun normal dokularına saldırdığı bir durumdur) habercisidir.

Kolajen ve jelatin duvarınızın temel yapı taşlarıdır. Bağırsaklardaki mikroskobik kıvrımlar veya “villuslar” kolajenden yapılmıştır. Kolajendeki amino asitler bu hasarlı hücreleri iyileştirir ve yeni doku oluşturur.

Hayatımızın birçok kısmında ihtiyaç duyduğumuz gıda takviyelerini, bu yazımızda bir araya getirdik. Keyifli okumalar dileriz.

 

KAYNAKÇA

https://www.swansonvitamins.com/

https://paleoleap.com/

https://naturalforce.com/

https://www.healthline.com/

https://www.medicalnewstoday.com/