Propolis: Bağışıklık Sisteminin Dostu

Propolis, arıların, bitkilerin yaprak sap ve tomurcuklarından topladığı reçinemsi maddelerden meydana gelen doğal bir arı ürünüdür. Arı kovanda her petek gözünün içine girerek üzerine yavrusunu, balını, arı sütünü, polenini bırakarak önce bölgeyi steril etmektedir. Dolayısıyla kovandaki arıların bağışıklık sisteminin koruyucusu olarak bilinmektedir.

YAZARLAR: Pınar GÜLER – Berna TAN

Kovanı hastalıklardan bakteri, virüs ve mantarlardan korumaktadır. Biz tükettiğimizde de aynı etkiler insanlar üzerinde görülmektedir. Bir nevi temizleyici, detoks gibi vücuttaki toksinleri, hücre atıklarını bağlayıp zararlı bakterileri, mantarları ve virüsleri vücuttan uzaklaştırmaktadır.

Bağışıklık Sistemini Güçlendiriyor

Propolisin mikroorganizmalar üzerinde hücre öldürücü (sitotoksik) etkileri kanıtlanmıştır. Dudak, ağız ve boğazın mikrobik hastalıkları, yaraları ve mide ülseri üzerindeki iyileştirici etkileri de deneysel ve klinik çalışmalar ile kanıtlanmıştır. Bu özelliğine bağlı olarak, antibiyotikle birlikte kullanıldığında tedaviye yardımcı olabilmekte ya da enfeksiyon riskini azaltarak antibiyotiğe gereksinimi azaltabilmektedir.

Propolis hücrenin yapısal değişimini önleyerek tümör oluşumuna karşı koruyucu olabilmektedir. Kalp damar sistemi ve göz sağlığı üzerindeki etkileri de bu özelliğine bağlanmaktadır. Temelde, propolis antimikrobiyal ve antioksidan özellikleri ile bağışıklık sisteminin de desteklenmesini sağlamaktadır.

Kovandan Alındığı Haliyle Tüketilemez

Ham propolis bal mumuyla karışık halde gelmektedir. Fakat vücut bunu sindiremez dolayısıyla alkolle özütlenerek tekrar arının kullandığı forma getirilmesi gerekmektedir. Doğru bir şekilde alkolle özütlendiğinde, balmumundan ayrıştırıldığında, damla formuna getirilebilmektedir.

Damla formunda alınıp suya veya süte damlatılarak kullanılması mümkündür. Çocuklar günde en az 10 damla yetişkinlerin ise en az 20 damla kullanması gerekmektedir. (%10 propolis bulunan şişe için) hastalık durumunda ise, bu dozların 4 kata kadar arttırılmasında bir sakınca bulunmamaktadır. Yani çocuk için 40 damlaya yetişkin için 80 damlaya kadar çıkartılabilmektedir. Buradaki amaç vücuda yeteri kadar antioksidan verilmesidir. Propolisin toksik bir etkisi bulunmamaktadır.

Kanser Hastalarına Öneriliyor

Kanser, kontrolsüz hücre çoğalması hastalığıdır. Propolis antiiflamatuvar ve antioksidan etkileri ile bu hücre çoğalmasını önler. İçeriğindeki polifenol denen maddelerin antitümör etkisi vardır. Hücrelerin atipik hale gelmesini sağlar ve kanser hücrelerinin çoğalmak için birbirlerine sinyal iletmesini sağlayan yolları engeller. Genetik olarak kanserli hücre gelişimine yatkınlığı olanlar ve kanser tedavisi almış ve tekrarlama riski olan hastaların kullanması önerilmektedir.

Kanama Riski Olanlar Kullanmamalı

Kanama riski olan durumlarda ve cerrahiden önce kullanımı sakıncalı olabilir. Arı ürünlerine alerjisi olanların da kullanması uygun değildir. Alkol ile beraber alınmamalıdır, alındığı takdirde bulantı ve kusmaya neden olabilmektedir.

Kaynakça

Zumla, A. , Lulat, A. Honey – a remedy rediscovered. J R Soc Med 1989; 82: 384–
5/Google Scholar | SAGE Journals | ISI

Starzyk, J. , Scheller, S. , Szarflarski, J. , Moskwa, M. , Stojko, A. Biological
properties and clinical application of propolis. 2. Studies on the antiprotozoan activity
of ethanol extract of propolis. Arzneimittelforschung 1977; 27: 1198–9/Google
Scholar | Medline | ISI

Onur, E., Nalbantsoy, A., & Kışla, D. (2018). İmmünoterapi ve Propolisin Kanser
İmmünoterapisinde Kullanım Potansiyeli. Food And Health, 4(4) , 231-246