Rahat Bir Uykunun Anahtarı: Bağırsağımızdaki Mikroplar

Günümüzde, birçok insan yemek ve uyku arasındaki ilişkiyi merak etmektedir. Bu merakı gidermek için, Japonya’da bulunan Tsukaba üniversitesindeki araştırmacılar fareler üzerinde, detaylı çalışmalara başlamıştır. Uykumuzu ne derecede etkilediği açıklanmıştır. İşte detaylar…

HAZIRLAYAN: Berna TAN

Sindirime Etkisi Nedir?

Bağırsak mikroorganizmaları, sindirilemeyen gıdaların parçalanıp emilmelerine yardımcı olmak, hücre büyümesini teşvik etmek, zararlı bakterilerin çoğalmasını baskılamak gibi olaylarda rol oynamaktadır. Bu mikroorganizmaların, sindirim üzerine etkilerini merak eden araştırmacılar, bir grup fareye bir hafta boyunca bağırsak mikroorganizmalarını yok eden antibiyotik kokteyl vermiştir. Daha sonra, kontrol fareleriyle karşılaştırma yapılmıştır. Verilen antibiyotikle birlikte, bu farelerin bir süre sonra mikrobiyotaları -mikroorganizma toplulukları- tükenmiştir.

Tükenen mikroorganizmalardan dolayı, fare grupları arasında 200 ün üzerinde metabolit -sindirim sonucu açığa çıkan ürün- fark bulunmuştur. Antibiyotik verilen farelerde, kontrol farelerine kıyasla 60 normal metabolit eksik görülmüştür.

Yapılan çalışmalar bize şunu gösteriyor ki: Mikroorganizmaların tükenmesi sonucu, sindirim düzgün olmamakta ve buna bağlı olarak da, sindirim sonucu açığa çıkan ürün azalmaktadır.

Bağırsak Mikropları Neden Gereklidir?

Metabolitlerin sayılarındaki değişimi fark eden araştırmacılar sonrasında, metabolitlerin asıl görevini merak etmişlerdir. İlk olarak, metabolit analiz yöntemleri kullanılarak antibiyotik tedavisinden en çok etkilenen yerin, nörotransmitterlerin -beyindeki hücrelerin birbirleriyle etkileşimini sağlamak için kullandığı maddeler- yapımında rol oynayan moleküllerin olduğu saptanmıştır.

Örneğin; Deney sırasında farelere verilen antibiyotikten dolayı, farelerin triptofan-seratonin yolu kapatılmıştır. Bu yol kapandığından dolayı da, kontrollerden sonra farelerde çok fazla triptofan olduğu ancak, seratoninin neredeyse hiç olmadığı gözlemlenmiştir.

Bu da, bize şunu göstermektedir:

Farelere istenildiği kadar triptofan yedirilsin. Eğer önemli bağırsak mikropları yoksa, triptofandan seratonin elde edilememektedir. Triptofanın sayısının çok fazla olması ve seratoninin neredeyse hiç olmamasının sebebinin altında bu olay yatmaktadır.

Aynı zamanda, araştırmacılar bağırsak mikrobu olmadığı takdirde farelerde; nörotransmitterler, seratonin ve dopamin üretimini hızlandırmada oldukça işe yarayan B6 vitamini metabolitlerinin eksik olduğunu da gözlemlemişlerdir.

Uykuya Etkisi Nedir?

Araştırmacılar, beyin dalgalarının elektriksel olarak incelenmesi yoluyla (EGG) beyin aktivitesine bakarak farelerin nasıl uyuduklarını analiz edebilmişlerdir. Kontrol farelerine kıyasla mikrobiyotası -mikroorganizma topluluğu- tükenmiş farelerin gece boyunca REM -uykunun rüya görülen evresi-  ve REM olmayan uykuya sahip oldukları bulunmuştur. Bunların sonucunda Mikrobiyotası tükenmiş farelerin uyku-uyanma aşamaları arasındaki geçişinin, kontrollü farelere göre daha sık olduğu görülmüştür.

Uyku Anormalliklerinden Serotonin Mi Sorumlu?

Bu konu, daha tam olarak kesinleşmemiştir. Fakat Japonya’da bulunan Tsukaba üniversitesindeki Profesör Yanagisawa, ekibiyle beraber yaptığı araştırmalar sonucu serotoninin eksik olması durumunda uyku anormalliklerinin yaşanabileceğini düşünmektedir. Bu düşünceyi kesin bir sonuca bağlamak için de üzerinde hala çalışmalar yapılmaktadır. Ancak, mikrop tükenmesinin, serotonini ortadan kaldırdığı bulunmuş ve serotonin olmadığı için de uyku-uyanma geçişlerinde sıkıntı yaşanıldığı tespit edilmiştir.

Dolayısıyla, bu çalışmayla birlikte beyindeki serotonin seviyelerinin uyku-uyanıklılık geçişlerinde önemli bir görev üstlendiği saptanmıştır.

Aynı zamanda, araştırmacılara göre beslenmemizi değiştirmek; hem bağırsağımızdaki mikropları değiştirmek hem de kolay uyumak açısından bize yardımcı bir faktör olmaktadır.

Kaynakça

sciencedaily.com

Tsukuba Üniversitesi. “Bağırsak mikropları: normal uykunun anahtarı.” Günlük Bilim. ScienceDaily, 30 Kasım 2020.