Fitik Asit Nedir? Sağlığa Yararları ve Kaynakları

Fitat olarak da bilinen fitik asit, fosforun temel depolama şeklidir. En çok zararlı sağlık etkileri, yani minerallerin uygun şekilde emilimini engelleme ve aşırı tüketildiğinde gastrointestinal sorunlara neden olmasıyla bilinir.

Yaygın olarak bir anti-besin maddesi olarak kabul edilmesine rağmen, fitik asit aslında bir antioksidan gibi davranmaktan hipokolesterolemik bir madde olmaya kadar değişen çok sayıda sağlık yararına sahiptir. Ek olarak, fitik asidin zararlı etkilerinin üstesinden gelmek, özellikle bitkisel gıdalara odaklanan omnivor bir diyet benimseyerek başarılabilir.

Fitik asitlerin birincil kaynakları; buğday kepeği ve keten tohumu gibi bazı önemli kaynaklarla birlikte tahıllar ve fasulyedir.

Fitik Asit İçin Tıbbi Kullanımlar

Fitik asit, bu besin maddesi ile yoğun yiyeceklerin kavrulmasıyla zenginleştirilen antioksidan özelliklere sahiptir. Fitik asidin antioksidan etkileri, serbest radikalleri nötralize edebildikleri ve oksidiyonu önleyebildikleri için vücut için faydalıdır. Bu etkilerinin yanı sıra böbreklerin, kanın, kalbin ve kemiklerin sağlığını desteklediği görülmüştür.

Fitik asidin bağlanma kabiliyetinin ağır metallere ve diğer zararlı maddelere, özellikle de uranyum, demir ve manganeze kadar uzandığı gösterilmiştir. Temel besinler, aşırı manganez ve demir kişinin sağlığı için tehlikeli olabilir, bu nedenle minerallerin vücutta birikmemesini sağlar. Nişasta sindirilebilirdik oranını yavaşlatarak kan şekerini düşürdüğü gözlemlendiğinden, diyabetik hastalar fitik asitten yararlanabilirler.

Fitik asit, kardiyovasküler riskini iki yoldan azaltabilir: Birincisi, arterlerin sertleşmesini engellemesi, ikincisi ise trombosit oluşumunu engellemesi ve böylece kanın pıhtılaşmasını engellemesidir. Kalsiyum oksalat taşlarının oluşumunu engelleyebildiği için böbrek taşlarının önlenmesine yardımcı olabilir. Ayrıca, kemik mineral yoğunluğunu artırarak osteoporozun başlamasını önlediği gösterilmiştir.

KAYNAKÇA

naturalpedia.com/