Beslenmede Gıda Lifinin Önemi!

Gıda lifini ilk kez 1953’te Hispley ‘’bitki hücre duvarını oluşturan, sindirilemeyen bileşenler’’ olarak tanımlamıştır. Diyet lifi; insan mide ve ince bağırsağında sindirilemeyen, insan kalın bağırsağında tamamen veya kısmen fermente olabilen gıda bileşenlerini kapsayan gıda grubu olarak belirtilmiştir.

HAZIRLAYAN: Ayşe YÜRÜK

DİYET LİFİN SINIFLANDIRILMASI VE LİFÇE ZENGİN GIDALAR

Diyet lif çözünürlük özelliklerine göre; suda çözünür ve suda çözünmez olarak sınıflandırılmıştır.

Suda çözünür lifi oluşturanlar;

  • Pektin (elma, ayva, baklagiller, patates vb.)
  • Gam (bazı bitkilerin ürettiği, yapışkan salgı maddesi olan reçineler)
  • Musilaj (akasya zamkı, kitre sakızı)
  • Beta-Glukan (yulaf)

Suda çözünmez lifi oluşturanlar;

  • Selüloz (sebzeler, çeşitli tahıllar, şeker pancarı)
  • Hemiselüloz (tahıl taneleri)
  • Lignin (odunsu bitkiler)

DİYET LİFİN SAĞLIK ÜZERİNDE OLUMLU ETKİLERİ

Diyet lif, düşük enerji düzeyine sahip diyet ürünlerin temel bileşimi olmuştur günümüzde. Teknolojik ve fonksiyonel özellikleri sebebiyle gıda formülasyonlarında kullanılmaya başlanılan diyet lifin sağlık üzerine çok sayıda olumlu etkisi bulunmaktadır. Divertiküloz, şişmanlık, kabızlık, hemoroit, kolon kanseri, diyabet ve kalp-damar hastalıklarına karşı diyet lifin kesin olarak koruyucu etkisi olduğu bilinmektedir.  Yapılan çalışmalardan biri de, kadınlarda lif tüketimi artmasıyla yağlı gıda tüketimine eğilimin azalması olmuştur.

Medeniyet Hastalıklarıyla İlişkisi

Ülkelerin gelişmişlik düzeyiyle bazı hastalıklara yakalanma oranı arasında ters orantı olduğu tespit edilmiştir. Gelişmiş ülkelerin diyetlerindeki lif eksikliğinin ‘’medeniyet hastalıkları’’ (kabızlık, hemoroit, kalın bağırsak kanseri vb.) olarak tanımlanan bu hastalıklara yakalanma riskini artırdığı belirlenmiştir. Geri kalmış veya gelişmekte olan ülkelerde ise bu hastalıklara daha az rastlandığı gözlemlenmiştir.

Gıdalar çok fazla işlemden geçerek lif oranları azalıyor. Fakat, geleneksel beslenmede lif içeriği zengin olduğundan insanlar yeniden doğal beslenmeye yönelmiştir. Son zamanlarda, gıda sektöründe; gıdalar işlenirken farklı sebeplerle kaybolan liflerin geri kazandırılması ve lif içermeyen gıdaların ise lifçe zenginleştirilmesi işlemleriyle gıdaların fonksiyonelliği artırılmaktadır.

Diyabetli Hastalar İçin Diyet Lif

Diyabet hastalığında; gıdaların kan şekerini yükseltme hızı çok önemlidir. Lifçe zengin gıdaların glisemik indeksi düşük olduğundan bu gıdalar tüketildiğinde glikoz daha yavaş ve küçük miktarlarda dolaşım sistemine girer. Böylece, pankreasın ürettiği insülin üretimi kontrollü olmakta ve kan şekerindeki ani düşüp çıkma önlenmektedir. Diyet lifin ayrıca özellikle Tip-2 diyabet gelişimini de önlediği bilinmektedir.

Obezite İle Gıda Lifleri Arasındaki İlişki

Son yıllardaki çalışmalar lif ağırlıklı beslenme ile kilo kontrolünün sağlanabileceğini ortaya koymuştur. Doygunluk hissi oluşturarak kilo kontrolü sağlamaktadır. Obezitenin en önemli sebebi gıdalardan kazanılan enerjideki artıştır. Lifli gıdalar ise tam tersi enerji kazanımını önemli derecede azaltmaktadır, bu durum doygunluk hissini artırır. Aynı zamanda mide boşluk oranını azaltıp bağırsak viskozitesini artırarak uzun süreli tokluk hissi verir.

Fazla Tüketmenin Zararları

Her şeyde olduğu gibi lifleri de aşırı tüketmek olumsuz etkiler oluşturabilir. Aşırı lif tüketimiyle beraber su miktarı da, artırılmazsa insanda kabızlığa sebep olabilir. Bir diğer durum da, lifler aşırı tüketildiğinde vücudun vitamin ve mineral madde emilimini azaltabiliyor. Fayda ile zararı ayırmak ‘’doz’’ ile mümkündür.

Kaynakça

Abdurrahmanoğlu E. T., 2017 Yetişkinlerde Tam Tahıl Yeme İsteği, Diyet Lifi Bilgi Düzeyi ve Tam Tahıl Tüketimi İle Depresyon Arasındaki İlişkinin Değerlendirilmesi, 2011, Cilt 25, Sayı 2, 147-157

Filiz Budak N H ve Özdemir N, 2016 Fonksiyonel Beslenme (Alıntı: Edt Prof. Dr. Güzel
Seydim Z. B. 2016) Gıda Lifleri Ne Kadar Önemliymiş?