Bakan Pakdemirli: “Marmara denizinden çıkan balıklar yenilebilir.”

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, 2007  yılından bu yana Marmara denizinin başına bela olmuş müsilajlı balıkların tüketilebileceğini söyledi. Çevre Bakanı Kurum ile beraber basın mensuplarına balık ekmek dağıtarak kameralar karşısında tüketimini gerçekleştirdiler. Akıllara Çernobil sonrası çay içen bakan Cahit Aral geldi…

Çevre ve Şehircilik bakanı Murat Kurum ile çok önemli hamleler yaptıklarını kaydeden Pakdemirli; “Şu an itibarıyla Marmara Denizi’nden çıkan balıkların yenilmesi ve tüketilmesiyle alakalı herhangi bir problem yok.” dedi.

Bakanlık Yetkilileri Henüz Net Açıklama Yapmadı.

Bir çok bilim insanı bu konuda net bir açıklama yapmadı. Bakteriyolojik olarak oldukça yüklü olduğu belirtilen deniz salyasının balıklar üzerinde etkisinin ne olduğu bilim çevreleri tarafından halen araştırılıyor. Hatta Climatechangenews’in haberine göre İtalyan araştırmacılar, deniz suyunda olmaması gereken patojenik suçlara rastladı.

Bu konuda kurulmuş bakanlık komisyonu ise bakan yardımcısı ve genel müdür seviyesinde meclise bir sunum gerçekleştirecek.

Nasıl Karar Verildi?

Bu balıkların tüketilebilir olduğunu belirtebilmek için ne tür analizler yapıldı? Dünya’nın en gelişmiş laboratuvarlarına sahip ülkelerin başında geliyoruz, ithalat ve ihracatta gıda analizlerimiz ile oldukça iyiyiz. Bir çok gıda analiz yöntemi geliştiren Gıda Referans Laboratuvar sonuçları bu konuda nedir?

Net analiz sonuçları olmadan ülkenin gıda otoritesi nasıl bu kadar net ifadeler kullanabiliyor? Gerçekten tüketilebilir balıklar ise; bu açıklamanın bilimsel veriler ile desteklenmesi gerekliliğini hiç bir bakanlık danışmanı belirtmedi mi? Tüketilebilir olduğu tartışılan balıkların olası sağlık sorunları konusunda Sağlık Bakanlığı’nın da bu işin içinde olması gerekmez mi?

Akıllara Çay içen Bakan geldi

Çernobil Nükleer Santralinde meydana gelen radyoaktif sızıntının ardından “çayda radyasyon yok, ben içiyorum siz de için” sözleriyle gündeme gelen (kanserden ötürü yaşamını yitirdiği öne sürülen) eski Sanayi ve Ticaret Bakanı Cahit Aral’ın 2011 yılında 84 yaşında kalp yetmezliği yüzünden vefat ettiği basına yansımıştı.

Karadeniz’de bir çok insanın çernobil etkisiyle öldüğü bilinmektedir. 80’li yıllarda yapılmış bu hareket anıldığında; insanlar dönemin şartlarında gelişmemiş teknoloji ve cehalet olarak addedebilir. 21. yüzyılda bu açıklamayı nasıl karşılayacağız?