Gıda Mühendisleri Odasından Gıda Güvencesi Çağrısı

Gıda fiyatlarındaki artış karşısında TMMOB Gıda Mühendisleri Odası da sessiz kalamadı. Her geçen gün gıda piyasası ile borsa endeksleri yarışır hale geldi. Gıda Mühendisleri Odası; Gıda güvencesi ve Gıda güvenliğinin tehlikeye girdiğini belirtiyor…

“Ekonomik kriz” adıyla basitleştirilebilecek bir denklemde olmayan günüz koşullarında ne yazık ki her geçen gün gıda fiyatlarında dur durak bilmeyen artışlar söz konusu. Gıda Mo: “Şu an ülkemizde yeterli ve dengeli beslenemeyen yüzbinlerce insan, yoksulluğun en alt seviyesi olan temel ihtiyaç maddelerine ulaşamama ve açlık riski ile karşı karşıya kalmışlardır.”  diyor.

Türk Lirası Düşüyor; Stokçuluk Teşvik Ediliyor!

Gıda fiyatlarındaki bu hızlı artış, stokçuluğu teşvik etmekte ve ürünlerin depolarda istiflenmesine neden olmaktadır. Bu durum, birçok fırsatçının haksız kazanç elde etmesine, üreticinin para kazanmadığı gibi; tüketicilerin de gıda ürünlerine çok daha pahalıya ulaşmasına yol açmaktadır. Stokçulukla birlikte, belli gıda maddelerinin piyasada bulunamaması, önümüzdeki süreçte yaşanacak önemli sorunlardan biridir.

Türk Lirası’nın değer kaybı ile durumun daha derinleşeceğine dikkat çeken Gıda Mo; semt pazarlarında akşam saatlerinde çürük ve yerlere atılmış gıdaları toplayanların sayısının her geçen gün arttığını üzülerek belirtiyor.

Merdiven Altı İşletmeler Devrede

Yüksek maliyetler, halkın gıda kaynaklarında daha uygun ücretli olanlara yönelmesine neden oluyor. Gıda Mo’da bu duruma dikkat çekiyor.

“Halkımız, göreceli ucuz olduğu için merdiven altı üretim denilen, nerede ve ne koşulda üretildiği belli olmayan, büyük oranda taklit ve tağşiş yapılan ve hatta sağlık riski taşıyan gıdalara yönelmektedir. Gıda mühendislerinin çalıştırılmadığı, kayıt dışı üretim yapılan ve yeterince denetlenmeyen bu işletmelerde gıda güvenliğinin sağlanamaması, tüketicilerin hem aldatılmasına hem de sağlık riski ile karşı karşıya kalmalarına sebep olmaktadır.”

Yaşanılabilir bir hayat ve sorunların çözümü için yapılması gerekenler:

  • Fiyat artışı ve hayat pahalılığı anlamına gelen enflasyon acilen dizginlenmelidir.
  • TL‘nin değer kaybının önüne geçilmeli ve her geçen gün halkın cebindeki paranın erimesine izin verilmemelidir.
  • Tüm gıda maddelerinde KDV oranı %1`e çekilmelidir.
  • Gıda maddeleri üretiminde kullanılan temel girdi fiyatları düşük tutularak maliyetler indirilmeli, üretim artışı desteklenmeli ve böylece stokçuluğun önüne geçilmesi sağlanmalıdır.
  • Acilen asgari ücret, gerçek enflasyon rakamları oranında artırılmalı, asgari ücretten alınan gelir vergisi oranı düşürülmeli, insanların alım güçlerinin geriye gitmesine engel olunmalıdır.
  • Çiftçilik ve besicilik yapan insanlarımız desteklenmeli, üretimde kullandıkları mazot, gübre, yem gibi girdiler sübvanse edilmeli, emeklerinin karşılığını alarak üretime daha bir istekle sarılmaları sağlanmalıdır. Bu bağlamda küçük aile işletmeleri ve kooperatifler önemli bir fırsat olarak görülmeli, işlevleri ve değerleri arttırılmalıdır.
  • Yüksek enflasyon ile birlikte iyice kırılgan hale gelen yoksul kesimlere, önümüzdeki kış ayları da göz önüne alınarak, özel destek programları oluşturularak yardımcı olunmalıdır.
  • Yurtlarda kalan öğrencilere yeterli ve dengeli beslenmelerini sağlayacak şekilde güvenli, besleyici ve yeterli gıdalar sunulmalıdır.

Kaynak: Gidamo.org.tr